Korn türkçesi Korn nedir

  • Yeni metal grubu.

Korn ingilizcede ne demek, Korn nerede nasıl kullanılır?

Einkorn : Küçük kızıl buğday.

Koran : Kur'an-ı kerim. Kur'an. Kuran-ı kerim. Kuran.

Koranic : Kuran'da geçen. Kuran'ın buyurduklarına göre. Kuran'a ait. Kuran'da bulunan. Kuran'ın buyurduklarına uygun.

Korat cat : Korat kedisi. Tayland'ın doğusundaki tılsımlarıyla bilinen cao nguyen khorat’tan köken alan, yüzyıllardır resimleri çizilmiş ve çinilere işlenmiş, iyi şans getirdiğine inanılan ve tayland'da hala kutsal kabul edilen, inanılmaz çekici ve harika tüylere sahip, kafası uzun ve üçgenimsi ve üst kısmı düz, gözleri çok büyük ve büyüleyici, kulakları aşağı doğru genişleyen ve uçları yuvarlak, tüyleri çift katlı ve ipek hissi uyandıran, vücut hatları ve duruşu zarif, tüyleri esnek ve kabarık yapıda, kuyruğu orta uzunlukta ve dolgun tüylü, rengi genelde gri, gümüş ve duman tonlarında, koyu mavi ve lavanta tonlarına da rastlanan, soğuk bir görünüşe sahip olsa da, atik, sevecen ve oldukça zeki, sakin ve bağımsız yapıda olmasına rağmen sevgisini kolayca belli eden, kısa tüylü kedi ırkı.

Korea : Kore. Korece.

Koreans : Koreliler. Koreli.

Koruna : Çek cumhuriyeti para birimi.

Korina : Afrika’da yetişen, kerestesi pür gitar gövdesi ve sapı olarak kullanılan, açık sarı renkli, tonu sıcak ve tok karakterde orta ağırlıkta bir ağaç. Korina.

 

Korean : Kore. Kore´ye özgü. Kore dili. Korece. Koreli.

Koror : Okyanusya'da bulunan ve birkaç adadan oluşan en göze çarpan adası koror olan palau cumhuriyeti'nin en büyük eyaleti. Koror adasında bulunan palau'nun başkenti.

İngilizce Korn Türkçe anlamı, Korn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Korn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Injured : Zarar görmüş. Mutazarrır. Zarar gören. Dargın. Kırgın. Yaralı. Yaralanmış. İnciniş. Mağdur. Mecruh.

Mangled : Silindirden geçirmek. Ezilmiş. Bozmak. Mengeneden geçirmek. Ezmek.

Lacerate : Tırmalamak. Yırtmak. İncitmek (duygularını). Yaralama. Üzmek. Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış yaprak. Parçalamak. Kırmak (kalbini). Laserat.

Noisemaker : Gürültü yapan veya çıkaran. Gürültücü. Merasimlerde gürültü çıkaran zil. Toplulukta çok konuşan kimse. Gürültü yapan kimse. Borazan ve benzeri şey. Gürültücü kimse.

Lacerated : Yaralanmış. Pürüzlü. Yırtılmış. Kopuk. Yırtık. Hasarlı. Sökülmüş. Parçalanmış.

Korn zıt anlamlı kelimeler, Korn kelime anlamı

Uninjured : İncinmemiş. Yaralanmamış. Zarar görmemiş.

Unborn : Henüz doğmamış. Henüz dünyaya gelmemiş. Müstakbel. Gelecek. Doğmamış.