Koran türkçesi Koran nedir

  • Kur'an-ı kerim.
  • Kur'an.
  • Kuran-ı kerim.
  • Kuran.

Koran ile ilgili cümleler

English: Esperanto word “Koran” doesn’t come from Arabic, does it?
Turkish: Esperanto'daki “Koran” sözcüğü Arapça'dan gelmiyor, değil mi?

English: The Koran does not permit Mohammedans to drink. Their natural instincts do not permit them to be moral.
Turkish: Kur'an Müslümanların içki içmesine izin vermez. Onların doğal içgüdüleri ahlaki olmalarına izin vermez.

English: Have you ever read the Koran?
Turkish: Hiç Kuran okudun mu?

English: As the Holy Koran tells us, "Be conscious of God and speak always the truth."
Turkish: Kutsal Kuran bize, Allah'a inançlı olmayı ve her zaman doğru konuşmayı emreder.

Koran ingilizcede ne demek, Koran nerede nasıl kullanılır?

Holy koran : Kuran-ı kerim.

Swear on the koran : Kitaba el basmak. Kuran'ın üzerine yemin etmek.

Koranic : Kuran'ın buyurduklarına uygun. Kuran'da geçen. Kuran'da bulunan. Kuran'ın buyurduklarına göre. Kuran'a ait.

Korat cat : Tayland'ın doğusundaki tılsımlarıyla bilinen cao nguyen khorat’tan köken alan, yüzyıllardır resimleri çizilmiş ve çinilere işlenmiş, iyi şans getirdiğine inanılan ve tayland'da hala kutsal kabul edilen, inanılmaz çekici ve harika tüylere sahip, kafası uzun ve üçgenimsi ve üst kısmı düz, gözleri çok büyük ve büyüleyici, kulakları aşağı doğru genişleyen ve uçları yuvarlak, tüyleri çift katlı ve ipek hissi uyandıran, vücut hatları ve duruşu zarif, tüyleri esnek ve kabarık yapıda, kuyruğu orta uzunlukta ve dolgun tüylü, rengi genelde gri, gümüş ve duman tonlarında, koyu mavi ve lavanta tonlarına da rastlanan, soğuk bir görünüşe sahip olsa da, atik, sevecen ve oldukça zeki, sakin ve bağımsız yapıda olmasına rağmen sevgisini kolayca belli eden, kısa tüylü kedi ırkı. Korat kedisi.

 

Korea : Korece. Kore.

Korsakow : Bir soyadı.

Korn : Yeni metal grubu.

Korsakoff : Bir soyadı.

Korina : Afrika’da yetişen, kerestesi pür gitar gövdesi ve sapı olarak kullanılan, açık sarı renkli, tonu sıcak ve tok karakterde orta ağırlıkta bir ağaç. Korina.

Korean : Kore. Kore dili. Korece. Kore´ye özgü. Koreli.

İngilizce Koran Türkçe anlamı, Koran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Koran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sura : Sure. Sure (kuran'da).

Builder : Bayındırlık etkinliklerinde özel kesimin ve özel girişimciliğin önemli payı olan ülkelerde, kentlerin yenilenmesi tasarlanan özeklerinde ya da gelişme alanlarında, yapı iyeleriyle kent yönetimi arasındaki ilişkilere aracılık eden, yerbölümleri, her türlü altyapısını hazırlayarak yapı yapmaya elverişli duruma getiren kimse. Mimar. Kendi adına veya sözleşmeciden devraldığı inşaat işini yapmakla yükümlü gerçek kişi. Dülger. Yapı yapma işini, alım satım amacıyla yapan kişi ya da kuruluş. Geliştirmen. Bir yapının ya da kent ve kasabaların düzentasarlarının tümünün ya da bir bölümünün hazırlanmasını üstlenen kimse, yüklenici. Müteahhit. Yapı ustası.

 

Quran : Allah tarafından hz. muhammet'e vahyedilen islamik kutsal yazılar. İslam dininin kaynağını oluşturan müslümanların kutsal kitabı.

Installers : Kullanım için koyan. Yerine koyan. Yükleyici. Yerleştiren. Tesisatçı. Kurucu.

Book : Ayırtmak. Liste. (yer) ayırtmak. Libretto. Deftere işlemek. Peylemek. Opera metni. Kitap. Tutmak. Rezervasyon yaptırmak.

Builders : Yaratıcı. Müteahhit. Mimar. İnşaatçı. Kurucu.

Establisher : Dik tutan şey. Tanıtan. Kabul ettiren. Tespit eden. Organizatör. Kurucu. Yerleştiren. Kaldıran şey. Tesis eden.

Installer : Yükleyici. Yerleştiren. Yerine koyan. Kullanım için koyan. Kurucu. Tesisatçı.

Koran synonyms : al qur'an, alcoran, holy koran.

Koran ingilizce tanımı, definition of Koran

Koran kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The Scriptures of the Mohammedans, containing the professed revelations to Mohammed. Called also Alcoran.