Establisher türkçesi Establisher nedir

Establisher ingilizcede ne demek, Establisher nerede nasıl kullanılır?

Established : Resmileşmiş. Kurulu. Oturmuş. Kurulmuş. Sabit. Varolan. Yerleşmiş. Belirlenmiş. Müesses. Yerleşik.

Established a government : Bir yönetim oluşturma. Bir yönetim kurma.

Established a practice of law : İçtahat oluşturma. Emsal hukuki karar oluşturma. Gelecekte de geçerliliği olan bir karar yayınlama.

Established a relationship : Bağlantı kurma (birileri ile veya bazı organize gruplarla). Bir ilişki yaratma. İlişki meydana getirme.

Established church : Resmen tanınmış olan kilise.

Become established : Yerleşmek. Kökleşmek. Yerleştirmek.

Established hard and fast rules : Katı ve otoriter prensipler oluşturma veya kurma.

Establishes : Kanıtlamak. Tanıtmak. Saptamak. Yapmak. Belirlemek. Kurmak. Yerleştirmek. Tesis etmek. Oluşturmak. Pekiştirmek.

Well established : İyi anlaşılmış olan. Sağlam temelli. İyice anlaşılmış. İyi temelli. Güvenli bir temeli olan.

Established himself : Kendine bir iş kurma. Kendisi için bir yer yapma.

İngilizce Establisher Türkçe anlamı, Establisher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Establisher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Appointing : Saptamak. Atamak. Dayayıp döşemek. Döşemek. Kararlaştırmak. Belirlemek. Tayin etmek. Atama.

Organiser : Düzenleyici. (embriyoloji) başka bir bölümün gelişmesini ve ayrımlaşmasını uyaran embriyo bölümü (ayrıca organizer). Örgütçü. Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes. Program planlama defteri. Eşya saklamak için bölmeleri olan kap. İdareci. Örgütleyici.

Fathers : Papaz. Babalar. Baba. Ata. Peder. Yaratıcı.

Appoint : Saptamak. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Kurmak. Kararlaştırmak. Atamak. Belirlemek. Tayin etmek. Dayayıp döşemek. Memur etmek. Döşemek.

Fixer : Sabitleştirici. Fiksatör. Saptayıcı. Fiksatif. Sabitleştirici ilaç (fotoğrafçılık terim). Tamirci. Bağlayıcı. İş bitirici. Sonucu hile ile ayarlayan kimse.

Car lifter : Kriko. Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt.

Constitute : Kurmak. Tayin etmek. Yürürlüğe koymak. Atamak. Teşkil etmek. Oluşturmak. Seçmek. Tevkil etmek.

Organizers : Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes. İdareci. Örgütçü. Düzenleyen kimse. Örgütleyici. Düzenleyici.

Hoister : Kaldıran. Yükselten. Kaldıran veya yükselten kimse veya şey.

Fix : Gözünü ayırmamak. Önceden belirlenmiş sonuç. Yerleştirmek. Aşırı doz. Onarmak. Tespit etmek. Tayin etmek. Düzeltme. Rüşvet vermek. Uyuşturucu iğne.

Establisher synonyms : pioneer, constructors, father, erectors, organizer, orginizer, appointers, name, uplifters, heaver, constitutor, alcoran, institute, jack, orchestrator, establishing, nominator, plant, stiffening, builders, fixers, decretive, constitutive, constituents, initiate, centralizer, organisers, appointor, vator, originals, hoisters, found, builder.

 

Establisher zıt anlamlı kelimeler, Establisher kelime anlamı

Close : Kapanmak. Kadans. Son vermek. Kapamak. Son söz. Göğüs göğüse kavga. Kapatmak. Avlu (okul, kilise). Yakın. Çevirmek.

Abolish : İptal etmek. Feshetmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Kaldırmak. Lağvetmek. Durdurmak. Hükümsüz kılmak. Yürürlükten kaldırmak. İlga etmek.

Negate : İptal etmek. Aksini ispatlamak. Olumsuzlamak. Çürütmek. Yadsımak. Boşa çıkarmak. Reddetmek. Değillemek. Olumsuz yapmak.

Establisher antonyms : disprove, affirm.

Establisher ingilizce tanımı, definition of Establisher

Establisher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who establishes.