Quran türkçesi Quran nedir

  • Kuran.
  • Allah tarafından hz. muhammet'e vahyedilen islamik kutsal yazılar.
  • İslam dininin kaynağını oluşturan müslümanların kutsal kitabı.

Quran ile ilgili cümleler

English: In the Quran there is a part about Saint Mary and the birth of Jesus Christ.
Turkish: Kuran'da Hz. Meryem ve Hz. İsa'nın doğumu hakkında bir bölüm vardır.

English: She didn't know there was a translation of the Quran in Hebrew.
Turkish: Kuran'ın İbranice bir çevirisi olduğunu bilmiyordu.

English: She likes to read everything, and she read the Quran in all the languages she knows.
Turkish: O her şeyi okumayı sever ve o, Kuran'ı bildiği bütün dillerde okudu.

English: The Quran was translated into many languages.
Turkish: Kuran birçok dile çevrilmiştir.

English: Who translated the Quran in Hebrew?
Turkish: Kuran'ı İbranice'ye kim çevirdi?

Quran ingilizcede ne demek, Quran nerede nasıl kullanılır?

Quranic : Kuran ile ilgili.

İngilizce Quran Türkçe anlamı, Quran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sura : Sure (kuran'da). Sure.

Builder : Bayındırlık etkinliklerinde özel kesimin ve özel girişimciliğin önemli payı olan ülkelerde, kentlerin yenilenmesi tasarlanan özeklerinde ya da gelişme alanlarında, yapı iyeleriyle kent yönetimi arasındaki ilişkilere aracılık eden, yerbölümleri, her türlü altyapısını hazırlayarak yapı yapmaya elverişli duruma getiren kimse. Usta. Geliştirmen. Dülger. Yapı ustası. Yapı yapma işini, alım satım amacıyla yapan kişi ya da kuruluş. Yaratıcı. Konut yapıp, kat-konut olarak satan ve geçimini bundan sağlayan girişimci. bk. yapı girişimcisi. Bir yapının ya da kent ve kasabaların düzentasarlarının tümünün ya da bir bölümünün hazırlanmasını üstlenen kimse, yüklenici.

 

Book : Peylemek. Defter. Yer ayırtmak. Libretto. Rezervasyon yaptırmak. Senaryo. (yer) ayırtmak. Opera metni. Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt. Kitap.

Installer : Kullanım için koyan. Yükleyici. Yerleştiren. Kurucu. Tesisatçı. Yerine koyan.

Builders : İnşaatçı. Müteahhit. Yaratıcı. Mimar. Kurucu.

Installers : Kullanım için koyan. Yükleyici. Yerleştiren. Kurucu. Tesisatçı. Yerine koyan.

Establisher : Tanıtan. Saptayan. Tespit eden. Tesis eden. Kurucu. Kaldıran şey. Dik tutan şey. Tayin eden. Organizatör. Kabul ettiren.

Koran : Kur'an. Kuran-ı kerim. Kur'an-ı kerim.

Quran synonyms : al qur'an, alcoran.

Quran ingilizce tanımı, definition of Quran

Quran kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Koran].