Koshering türkçesi Koshering nedir

  • Yahudi inançlarına uygun olarak hazırlama.

Koshering ingilizcede ne demek, Koshering nerede nasıl kullanılır?

Kosher dairy : Yahudi kanununa göre temiz sayılan süt ürünleri.

Kosher food : Musevi yiyeceği. Yahudilerce helal sayılan yiyecek.

Kosher for passover : Hamursuz bayramı sırasında kullanılabilir veya yenilebilir olan (musevilik).

Kosher parve : Et veya sütle yenilebilir (yahudi beslenme kurallarına göre).

Kosher restaurant : Yahudi restoranı.

Koshers : Museviler için turfa olmayan. Yahudi inançlarına uygun hazırlanan. Düzgün. Doğru. Kaşer. Temiz. Turfa olmayan. Yahudi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecek ve içecek.

Glatt kosher : Katı yahudi kurallarına göre turfa olmayan. (yahudilik) tam anlamıyla yahudi inançlarına göre hazırlanmış olan.

Kosher slaughter : Kasaplık hayvanların musevi dininin kurallarına göre kesilmesi. Koşer kesim.

Eat kosher : Kosher (kaşer, musevi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecek ve içecek) tüketmek. Musevi perhizine uymak.

Nonkosher : Haram. Yahudi dini kurallarına göre yenmesi uygun olmayan. Yahudi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecekler yemeyen. Yenmesi haram. Yenmesi haram olan. Yahudi din kurallarına uymayan.

İngilizce Koshering Türkçe anlamı, Koshering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Koshering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Upbringing : Yetiştirme. Yetiştirilme tarzı. Terbiye etmek. (çocuk) yetişme tarzı. Terbiye. Yetişme. Yetişim. Terbiye verme. Çocuk bakım ve eğitimi.

Socialization : Sosyal entegrasyon. Bir doğal kaynağın, ekonomik etkinliğin ya da işgörünün bireylerin elinde kişisel kazanç amacıyla kullanılmasını önlemek; ya iyeliğinde, ya kullanımında ya da bunların her ikisinde kamunun etkinliğini artıracak değişiklikler yaparak bunları tüm toplumun yararlanmasına sunmak. Kamulaştırma. Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler. Sosyal adaptasyon. Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalleşme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Sosyal uyum.

Encouragement : Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Cesaretlendirme. Özendirme. Yüreklendirme. Teşvik etme. Teşvik. Cesaret verme.

Nurture : Eğitmek. Büyütmek. Yiyecek. Beslemek. Yetiştirmek. Terbiye. Yetiştirmek (özenle). Bakmak. Terbiye etmek. Besleme.

Fosterage : Evlatlık büyütme. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Evlat edinme. Teşvik.

Raising : Kaldırma. Yükselen. Tüylendirme. Eder artırımı. Şardonlama. İlave. Yetiştirme. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Kendini bilen. Kabartma.

 

Socialisation : Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenme süreci. Bireye, özellikle çocuğa, üyesi olduğu topluluğun ya da toplumun töre, gelenek ve kültürel değerleri ile ölçünlerini öğretme, benimsetme işi. Devletleştirme. (britanya ingilizcesi) sosyalleşme. Sosyal entegrasyon. Sosyalistleştirme. Toplumsallaştırma. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümseme süreci. Kamulaştırma. Sosyalleşme.

Breeding : Hayvancılık. Görgü kuralları. Kesit. Kimi ışınetkin özdeklerin zincir tepkimeleri sonunda, kendilerinden daha çok bölünür özdekler üretmeleri. Soy. Görgü. Üretme. Yavrulama. Kuluçka. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme.

Enculturation : Bireyin, yaşamı boyunca içinde bulunduğu kültürel ortamın isteklerine, doğrularına uyacak biçimde kendini değiştirmesi süreci. Kültürleme. Kültüre girme. Kültürlenme. Çevresindeki kültürü kabullenme.

Acculturation : Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme. Kültür etkileşimleri. Kültürel etkileşim. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme.

Koshering synonyms : bringing up, rearing.

Koshering zıt anlamlı kelimeler, Koshering kelime anlamı

Discouragement : Cesaretsizlik. Cesaretin kırılması. Vazgeçme. Hevesin kırılması. Hevesini kırma. Engel.