Koyuvermek nedir, Koyuvermek ne demek

  • Salmak, serbest bırakmak.
  • Bir yere bırakmak, koymak
  • Oluruna bırakmak.

"Koyuvermek" ile ilgili cümle

  • "Gözlerimi kapadım ve ilk defa erkeklerden intikam almayı düşünerek kendimi koyuverdim." - A. Gündüz
  • "Nihat'ın yuvarlanışını gördükleri zaman kısık kısık bir kahkaha koyuvermişlerdi." - P. Safa

Koyuvermek tanımı, anlamı:

Koyuverme : Koyuvermek işi, koyverme.

Kapıp koyuvermek : Kendini salmak, bırakmak. bırakmak, vazgeçmek.

Kendini koyuvermek : Kendine özen göstermemek, kötümser olmak.

Makaraları koyuvermek : Kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak.

Su koyuvermek : Beklenen görevi yapmamak. sözünde durmamak, cıvıtmak. sebze ve et pişerken suyunu salıvermek. vazgeçmek.

Salmak : Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Sürmek. Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sarkıtmak. Vergi yüklemek. Uğratmak. Saldırmak. Üzerine yürütmek. Yollamak, göndermek. Koymak, katmak.

Bırakmak : Bıyık veya sakal uzatmak. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bakılmak, korunmak için vermek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Koymak. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Sahiplik hakkını başkasına vermek. Boşamak. Kötü bir durumda terk etmek. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Saklamak, artırmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Unutmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Sarkıtmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Engel olmamak. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Ayrılmak, terk etmek. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.

 

Koymak : İmza, tarih, adres yazmak. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Katmak, eklemek. Etkilemek, dokunmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Bazı kurallara bağlı olmayan. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın). Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan.

Oluruna bırakmak : Sonucu önemsemeyerek bir işin yapılabildiği, olabildiği kadarıyla yetinmek. işi belli bir amaca göre değil de, kendi akışı içinde yürütmek.

Bir : Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Aynı, benzer. Beraber. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez.

 

Diğer dillerde Koyuvermek anlamı nedir?

İngilizce'de Koyuvermek ne demek? : koyvermek /y/ to set free, let go.

Almanca'da Koyuvermek : v. loslassen

Rusça'da Koyuvermek : v. пускать, выпускать, пустить, выпустить