Kurakçıl salyangoz nedir, Kurakçıl salyangoz ne demek

Teknik terim anlamı:

Küçük karaciğer kelebeğinin birinci arakonakçılığını yapan bir çeşit kara sümüklüsü.

Kurakçıl salyangoz tanımı, anlamı

Kurakçı : Tuzakçı, düzenci. Kurnaz kişi

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Kurak : Yağışsız (hava, mevsim, yıl). Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak).

Kurakçıl : Kurak yerde yetişen, kurak yerden hoşlanan (bitki).

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Küçük karaciğer kelebeği : En çok 12 mm. uzunlukta olup, geviş getirenlerin, raslansal olarak insanların karaciğer safra yollarında yaşayan, saydam, mızrağımsı emicikurt; kumkelebeği. [Bakınız: karaciğer kelebeği].

Karaciğer kelebeği : Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (Trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (Distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. (Distomum) İlkel-kurtlardan yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfının trematodlar (Trematodes) takımına giren bir cins. Bunun büyük karaciğer kelebeği (D. hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (D. lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşar. İki ara konağı gerektiren gelişmeleri oldukça karışık ve uzundur.

 

Arakonakçı : Asalağın, gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konakçılardan herhangi biri; aracı, arahayvan, arakonak. (İnsan köpek tenyasının ve sıtma asalağının arakonakçısıdır. a. bkz, birinci arakonakçı, ikinci arakonakçı.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Arakonak : [Bakınız: arakonakçı]. Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bingöl ili, Solhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehrinde, Bulanık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Sümüklü : Sümüğü olan. Burnundan sürekli sümük akan.

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

 

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Sümük : Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Diğer dillerde Kurakçıl salyangoz anlamı nedir?

Almanca'da Kurakçıl salyangoz ne demek ? : trockenschnecke