Labret türkçesi Labret nedir

  • Ahşap taş veya başka malzemeden yapılan dudak süsü.
  • Dudağa takılan süs takısı.
  • Dudakta bulunan piercinge takılan dudak süsü.
  • Dudak takısı.
  • Dudaktan açılan deliğe takılan dudak takısı.
  • Dudaklık.

Labret ingilizcede ne demek, Labret nerede nasıl kullanılır?

Calabrese : Parlak yeşil demetli brokoli çeşidi.

Labrador : Labrador köpeği. Labrador yarımadası.

Labrador current : Labrador akıntısı. Baffin körfezi'nden güneye akan soğuk su akıntısı.

Labrador dog : Labrador köpeği.

Labrador retriever : Kanada’da geliştirilen, bir zamanlar st john köpeği diye de bilinen, önceleri buzlu sulara atlayarak balıkçıların ağlarını kıyıya çekmek için eğitilen, rengi yalnızca sarı, siyah ve çikolata kahverengisi olabilen, tüyleri kısa, düz ve su geçirmeyen, ayakları perdeli ve bu sayede iyi yüzen, duygusal ve sabırlı, oldukça zeki, sadık, itaat etmeye istekli ve hareketli, suda oynama bayılan, vurulan avı geri getirme güdüleri güçlü, kibar ve sevgi dolu karakteri nedeniyle en iyi aile köpeklerinden biri olan, eğitilebilirliği yüksek, en popüler köpek ırklarından biri olan, av, iz sürme, vurulan avı geri getirmek, bekçi köpekliği, narkotik, körler ve sakatlar için rehber köpek, arama-kurtarma, itaat yarışmalarında başarılı köpek ırkı. Labrador retrieveri. Labradorköpeği.

 

Labroid : Deniz balığı türü.

Labrum : Dudak. Eklem bacaklı hayvanlarda ağız parçalarını örten uzantı. karından ayaklıların kabuğunun ağız bölgesinin dış kenarı. labrum. Dudağa benzeyen parça. Üst dudak. Ön dudak. Eklembacaklılara ait ağzın bir parçası (zooloji). Süslenmiş eski roma küveti (arkeoloji).

Labradorean : Labrador. Labradorlu. Labrador'a ait veya iliği olan (kuzeydoğu kanada'da buluna bir yarımada). Labrador'a özgü.

Labradorite : Genellikle açık mavi veya yeşil renkte olan feldispat mineral. Bir feldispat türü. Labradorit. Na-al-ca silikat.

Labrum articulare : Labrum artikulare. Eklem yüzünü genişleten ve eklem çukurluğunu derinleştiren oluşum.

İngilizce Labret Türkçe anlamı, Labret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Labret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Galley slave : Kürek mahkümu. Forsa. Kürek mahkumu. Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.

Logger : Baltacı. Günlük kayıtçisi. Budala. Kaydedeci. Vagonlara tomruk yüklemek için kullanılan makine. Kaydedici. Tomruk gemisi. Ahmak. Aptal. Kesici.

Dockhand : Tersane işçisi. Dok işçisi. Liman işçisi. Yük boşaltma işçisi. Gemi yükleme işçisi.

Splitter : Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Dallandırıcı lan. Ayırıcı. Bölücü. Delici. Dallandırıcı. Dağıtıcı. Yarıcı.

Peon : Piyade. İşçi. Amele. Gündelikçi. Emir eri.

Docker : Havuz işçisi. Liman çalışanı. Tersane işçisi. Rıhtım çalışanı. Gemi yükleme işçisi. Rıhtım işçisi. Dok işçisi. Liman işçisi.

 

Name : Adlandırılmak. Şöhret. Atamak. Adlandırmak. Ünlü kişi. Nam. İsim koymak. Ünlü kimse. Adını söylemek. İsmiyle çağırmak.

Loader : Yükleyici programı. Yağcı. Besleyici. Liman işçisi. Pohpohcu. Loder. Yükleyici. Doldurucu.

Stacker : İstifçi. El istif makinesi. İstifleyici. Yığıcı. İstif yapan kimse. İstifleme makinesi. Yığın.

Sawyer : Bıçkıcı. Testereci. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Doğramacı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir.

Labret synonyms : dock walloper, section hand, rail splitter, gandy dancer, mule driver, mule skinner, hod carrier, agricultural laborer, hired man, tracklayer, platelayer, working person, dishwasher, hired hand, mineworker, call, faller, mark, denominate, hewer, lumper, wrecker, muleteer, hand, workingman, woodcutter, gravedigger, dockworker, navvy, digger, skinner, manual laborer, day labourer.

Labret zıt anlamlı kelimeler, Labret kelime anlamı

Convict : Suçunu ispat etmek. Hüküm giydirmek. Suçlu bulmak. Hükümlü. Mahkum. Suçlandırmak. Suçlu çıkarmak. Mahkum etmek. Kabullendirmek.

Qualify : Kısmak. Hak kazanmak. Hakkını vermek. Şart koymak. Seçmelerde kazanmak. Kısıtlamak. Finale çıkmak. Yeterli olmak. Sınırlandırmak. Değiştirmek.

Disqualify : Ehliyetini kaldırmak. Diskalifiye etmek. Yetersiz bulmak. Ehliyetsiz kılmak. Dereceye girememek. Yetkisini elinden almak. Spor diskalifiye etmek. Menetmek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak).

Labret antonyms : acquit, detach.

Labret ingilizce tanımı, definition of Labret

Labret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A piece of wood, shell, stone, or other substance, worn in a perforation of the lip or cheek by many savages.