Lamp türkçesi Lamp nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır).
  • Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt.
  • Lamba.
  • Işık.
  • Far.
  • Ampul.
  • Işıtaç.
  • Çırağ.
  • Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak.
  • Vurmak.
  • Fener.
  • Kandil.

Lamp ile ilgili cümleler

English: He hung a lamp from the ceiling.
Turkish: O, tavandan bir lamba astı.

English: I cannot switch the lamp on. The baby is sleeping.
Turkish: Lambayı yakamam. Bebek uyuyor.

English: Ali turned off the lamp on the nightstand.
Turkish: Ali komidinin üzerindeki lambayı kapattı.

English: Ali tuned on the desk lamp and started working.
Turkish: Ali masa lambasını açtı ve çalışmaya başladı.

English: Ali turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Turkish: Ali masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.

Lamp ingilizcede ne demek, Lamp nerede nasıl kullanılır?

 

Lamp base : Lamba tabanı. Duy.

Lamp black : Gaz ya da yağların tam yakılmamaları sonucu elde edilen, karbonca zengin, kara renkli, mikron büyüklüğündeki tanecikler. (boyarözdek ve dolgu olarak kullanılır.). İs. Karbon karası. Lamba isi.

Lamp bracket : Tavan lambası iç kısmı. Fener braketi.

Lamp cabin : Isıtaçevi.

Lamp chimney : Gazyağı lambası şişesi. Lamba şişesi.

Lamp hole : Lamba deliği. Lağım lamba deliği.

Lamp oil : Kandil yağı.

Lamp socket : Ampul duyu. Ampul yuvası. Duy. Ampül duyu.

Lamp mount : Işıtaç ayağı. Lamba ayağı. Akkor lambada, ışıklı elementi taşıyan madenden ve camdan parçaların hepsinin birden adı. Akkor ışıtaçta, ışıklı öğeyi taşıyan madenden ve camdan parçaların tümüne birden verilen ad.

Lamp glass : Lamba şişesi. Lamba camı. Fanus.

İngilizce Lamp Türkçe anlamı, Lamp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lamp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be reflected : Yansımak. Yansıtılmak.

Banged : Güm diye çarpmak (argo terim). Çarpmak. Yatmak. Sevişmek. Hızla çarpmak. Küt diye çarpmak (argo terim).

Headlamps : Memeler. Ön far. Göğüsler. Farlar. Pupa feneri.

Taillight : Stop lambası. Arka lamba. Kuyruk lambası. Park lambası. Stop.

 

Gleam : Parıltı. Parıtlı. Pırıldamak. Işımak. Işın yaymak. Pırıltı. Parıldamak. Işıldamak. Parlaklaşmak.

Biffing : Yumruk vurmak. Vajina. Yumruk. Bıff. Çarpmak. Yumruklamak. Yumruk atmak. Darbe. Am.

Lamp shade : Abajur şapkası. Abajur.

Photoing : Spermaya ait. Fotograf. Fotoğraflamak. Resim. Resim vermek. Fotoğraf. Foto. Işıl.

Batters : Meyilli olmak (duvar). Güm güm vurmak. Dövmek. Vuruş yapan oyuncu. Hor kullanmak. Bombalamak. Yumruklamak. Hırpalamak. Bam güm vurmak.

Streetlight : Sokak lambası.

Lamp synonyms : source of illumination, neon induction lamp, sodium vapor lamp, hurricane lantern, piece of furniture, storm lamp, article of furniture, tornado lantern, aladdin's lamp, kerosine lamp, incandescent lamp, radio tube, photo, storm lantern, candle, head lamp, light, fluorescent lamp, table lamp, light bulb, eyeshadow, flashbulb, ampoule, luminary, bougie, knocker, lantern, glim, spotlight, bulb, flambeau, flash, spot.

Lamp ingilizce tanımı, definition of Lamp

Lamp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a vessel with a wick used for the combustion of oil or other inflammable liquid, for the purpose of producing artificial light. A light-producing vessel, instrument or apparatus. A thin plate or lamina.