Land reform türkçesi Land reform nedir
- Belirlenen iktisadi, siyasi ve sosyal hedefler doğrultusunda tarımdaki mevcut yapının değiştirilmesi amacıyla, hükümet tarafından toprağın mülkiyeti ve/veya işletim düzenine ilişkin yapılan düzenlemeler.
- İktisat alanında kullanılır.
- Toprak reformu.
Land reform ile ilgili cümleler
English: They debated land reform but never carried it out.
Turkish: Toprak reformunu tartıştılar ama asla uygulayamadılar.
English: Land reform caused a great change in the lives of the people.
Turkish: Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.
Land reform ingilizcede ne demek, Land reform nerede nasıl kullanılır?
Land : Karaya çıkmak. Aynı türden toprak parçası. Diyar. Karaya getirmek. Karaya ayak basmak. Kişisel arazi. Kıyıya çıkmak. Elde etmek. Kara. Yere inmek.
Reform : Genel olarak herhangi bir kuruluşta, devlet düzeninde eskimiş ya da bozulmuş olan yanları düzeltmek. osmanlı tarihinde gerileme döneminden başlanarak zaman zaman batı örneğine göre girişilen yenileşme ve ilerleme atılımlarına verilen ad. Reform. Geliştirmek. Düzeltim. Düzelmek. -de reform yapmak. Düzeltmek. Islahat. Gelişmek.
Land a blow : Taşı gediğine oturtmak. Bir yumruk oturtmak. Taşı gediğine koymak.
Land a good contract : İyi bir sözleşme yapmak.
Land a prize : Ödül kazanmak.
Land abutment : Köprü ana ayağı.
İngilizce Land reform Türkçe anlamı, Land reform eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Land reform ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Land reform synonyms : abnormal budget receipts, ability to pay approach, a group shares, a pass through certificate, a shift in supply, abnormal budget.

Bu kısımda Land reform kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Land reform ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Land reform anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Land reform ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.