Launch türkçesi Launch nedir

  • Atmak.
  • Başlatmak (yeni işi).
  • Piyasaya sürmek.
  • Satışa sunmak.
  • Denize indirmek.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sürüm işlemi.
  • Çıkmak.
  • Suya indirmek.
  • Başlatmak.
  • Başlamak.
  • (gemi) denize indirmek.
  • Fırlatmak.
  • Mızrak gibi atmak.
  • (roket veya uzay mekiği) fırlatmak.
  • Girişmek.
  • Sürmek.
  • Fırlatmak (roket).

Launch ile ilgili cümleler

English: Iran plans to launch a monkey into space.
Turkish: İran uzaya maymun göndermeyi planlıyor.

English: The satellite launch was broadcast live.
Turkish: Uydu fırlatma canlı olarak yayınlandı.

English: He is planning to launch his business.
Turkish: İşini kurmayı planlıyor.

English: Better to extend an olive branch than launch a missile.
Turkish: Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.

English: The general decided to launch an offensive against the enemy camp.
Turkish: General düşman kampına karşı bir saldırı başlatmaya karar verdi.

Launch ingilizcede ne demek, Launch nerede nasıl kullanılır?

Launch a campaign : Kampanya başlatmak.

Launch a rocket : Roket atmak.

Launch a search : Genel arama başlatmak. Aramaya başlamak. Araştırma başlatmak.

Launch a strike : Greve başlamak. Grev başlatmak. Protesto amacıyla iş bırakmaya başlamak.

Launch an attack : Saldırı başlatmak. Saldırıya geçmek.

 

Launch out into : Atılmak. Başlamak.

Launch out : Har vurup harman savurmak. İşe başlamak. Geliştirmek. Girişmek. Etraflıca anlatmak. Başlamak. Koyulmak. İşe atılmak. Çıkmak.

Launch area : Hedef alanı.

Launch control : Hedefleme kontrolü.

Launch an investigation : İnceleme başlatmak. Soruşturma başlatmak.

İngilizce Launch Türkçe anlamı, Launch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Launch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Begin singing : Atılmak. Start almak. Start vermek. Vücut bulmak. Adım atmak. Koyulmak. Önayak olmak. Çığır açmak.

Chucking : Savurmak. Bırakmak. Çenesini okşamak. Aynaya bağlama. Son vermek. Gıdaklamak.

Banishing : Sürgüne göndermek. Sürgüne yollamak. Kovmak. Uzaklaştırmak. Sürgün etmek. Düşünmemek. Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Defetmek.

Chucked : Savurmak. İstifra etmek. Gıdaklamak. Bırakmak. Çenesini okşamak. Kusarak çıkarmak. Kusmak. Vazgeçmek.

Burgeoned : Tomurcuk. Filiz. Tomurcuklanmak. Tomruk. Gelişmeye başlamak. Filizlenmek. Filiz vermek.

Come on : İzlemek. Sahneye çıkmak. Ortaya çıkmak. Gafil avlamak. Karanlık basmak. Görünmek. Yaklaşmak. Basmak. Rastlamak.

Break through : Görünmek. Zorla geçmek. Yarıp geçmek. Ortaya çıkmak. İlerleme kaydetmek. Engeli geçmek. Üstesinden gelmek. Atılım yapmak. Doğmak.

Open up : Açılmak. Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi. Rahat konuşmak. Söz açmak. Ateş açmak. -e açmak. Açmak. Çenesi düşmek. Konuşmaya başlamak.

Get the ball rolling : İşleri kaldığı yerden devam ettirmek. İşleri başlatmak. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak. (argo terim) faaliyete geçirmek. Bir şeyleri başlatmak.

 

Attempt : Teşebbüs. Teşebbüs etmek. Çalışmak. Girişimde bulunmak. Kalkışmak. Kalkmak. Girişim. Yeltenmek. Deneme.

Launch synonyms : establish, cashiered, market, cast out, chuck, attacks, cast offs, break out, commence, banishes, address oneself to, apply, belch, axe, approach, be in progress, release, approached, bung, activate, bedaubing, get the show on the road, buckle oneself to, bungs, abrupt, catapulted, launches, climbs, throw on the market, put into circulation, cast off, carries, brought out.

Launch zıt anlamlı kelimeler, Launch kelime anlamı

Close : Son söz. Yummak (göz). Bitirmek. Çevirmek. Geçit. Sonuç. Son vermek. Son. Avlu (okul, kilise).

Abolish : Feshetmek. Bozmak. Ortadan kaldırmak. Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak. Durdurmak. Hükümsüz kılmak. İptal etmek. Lağvetmek. İlga etmek.

End : Kalkmak. Bitim. Bitirmek. Bitmek. Amaç. Erek. Son bulmak. Uç. Uç çekit.

Launch ingilizce tanımı, definition of Launch

Launch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to launch into the current of a stream. To launch into lavish expenditures. To hurl. To move with force and swiftness like a sliding from the stocks into the water. Often with out. To let fly. To make a beginning. To throw, as a lance or dart. To plunge. To launch into an argument or discussion. The act of launching.