Launderer türkçesi Launderer nedir

  • Yıkayan kimse (giysi, vs.).
  • Temizleyen kimse veya şey.
  • Çamaşır yıkayan kimse veya şey.
  • Çamaşır yıkayan ve ütüleyen kişi.
  • Çamaşırcı.

Launderer ingilizcede ne demek, Launderer nerede nasıl kullanılır?

Launderers : Çamaşır yıkayan ve ütüleyen kişi. Çamaşırcı. Çamaşır yıkayan kimse veya şey. Temizleyen kimse veya şey. Yıkayan kimse (giysi, vs.).

Laundered : Kaynağını gizlemek için aracıdan geçmiş (yasa dışı para kaynaklarında olduğu gibi). Yakanmış. Yıkanmış ve ütülenmiş (elbise). Temizlenmiş. Aklanmış (para). Yıkanmış ve ütülenmiş. Kabul edilir hale getirilmiş.

Laundered money : Aklanmış para. Kaynağının takip edilemeyeceği şekilde para aktarma. Yasa dışı kaynağı gizlenmiş olan para.

Launderette : Çamaşırhane. Çamaşırhane (selfservis).

Launderettes : Çamaşırhane (selfservis). Çamaşırhane.

Launders : Yıkamak (çamaşır). Temel çukuru. (giysi) yıkayıp ütülemek. Oluk. Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme. Çamaşır yıkamak. Aklamak. Savak. Yıkanabilir olmak. Yıkamak.

Launder money : Para aklamak. Kara para aklamak. Kara parayı aklamak. Parayı kaynağının takip edilemeyeceği şekilde aktarmak (özellikle yasa dışı yollarla kazanılan para).

Launderyman : Çamaşırcı.

 

Laundress : Çamaşırcı. Çamaşırcı kadın.

Launder by hand : Elle yıkamak.

İngilizce Launderer Türkçe anlamı, Launderer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Launderer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Botcher : Beceriksiz. Kötü iş gören kimse. Kaba yama yapan kimse.

Fumbler : Beceriksiz kimse. Beceriksiz kişi. Kötü iş gören kimse. Beceriksiz.

Change : Değişime uğratmak. Değiştirmek. Bozdurmak. Tebdil etmek. Değişiklik. Para bütünlemek. Değişim. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Dönüşmek. Aktarmak.

Sad sack : Beceriksiz. Ezik tip. Yetersizlikten ve beceriksizlikten dolayı hatalar yapan kimse. Kötü iş gören kimse. Acınası kimse. (gayrı resmi) yetersiz beceriksiz kimse (genellikle bir asker). Ağlak tip. Miskin.

Butcher : Kasap. Kesmek. Rezil etmek. Kasaplık hayvan kesmek. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Doğramak. Boğazlamak. Katletmek. Berbat etmek. Cani.

Laundrymen : Çamaşır toplayan ve teslim eden adam. Çamaşırcı adam. Çamaşırhanede çalışan adam. Çamaşırhane sahibi.

Bungler : Beceriksiz kimse. Kötü iş gören kimse. Acemi. Beceriksiz.

Exchange : Bozdurmak. Almak. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer. Değiş-tokuş. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Çevirmek. Değiş tokuş etmek. Değişim. Takas etmek. Döviz.

Incompetent : Kabiliyetsiz. İstidatsız. Yetersiz. Beceriksiz (kimse). Yetkisiz. Na-ehil. Gereken yetenekte olmayan. Beceriksiz. Eksik. Ehliyetsiz.

 

Launderer synonyms : incompetent person, bumbler, launderers, washerman, washerwoman, commute, fuckup, convert, launderyman, stumbler, laundryman, laundress, washerwomen.

Launderer zıt anlamlı kelimeler, Launderer kelime anlamı

Machine wash : Makinede yıkama. Makinede yıkanabilir.

Dirty : Batırmak. Pislenmek. Müstehcen. Kirli. Pis. Kirletmek. Lekelemek. Bulaştırmak. Bozuk. Ahlaksız.

Handwash : Elde yıkamak. El yıkama. Elde yıkama. El yıkamak.

Launderer antonyms : good person.

Launderer ingilizce tanımı, definition of Launderer

Launderer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who follows the business of laundering.