Layaways türkçesi Layaways nedir

  • Taksitli alışveriş.
  • Taksitli alışverişi tercih etme.
  • Taksitle alım yapma.

Layaways ingilizcede ne demek, Layaways nerede nasıl kullanılır?

Layaway : Taksit taksit ödeyerek satın alınan mallar. Taksitli alışverişi tercih etme. Taksitle satın alınan eşya. Taksitli alışveriş. Taksitle alım yapma.

Layabout : İşten kaçan. İşsiz güçsüz kişi. Haylaz. Tembel. Aylak. Kaytarıcı. Serseri. Boş gezenin boş kalfası. Avare.

Layabouts : İşsiz güçsüz kişi. Haylaz. Serseri. İşten kaçan. Kaytarıcı. Avare. Boş gezenin boş kalfası. Tembel. Aylak.

Cubalaya hen : Cubalaya tavuğu. Küba’da geliştirilmiş, oldukça dayanıklı, üç çeşidi bulunan, süs amacıyla yetiştirilen tavuk ırkı.

Displayable : Gösterilebilir. Sergilenebilir.

Malayan filariasis : Malayan filaryozis. Brugia malayi’nin neden olduğu filaryozis.

Malayan large flying fox : Yarasalar (chiroptera) takımının, kanat ayaklıgiller (pteropodidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar kanat açıldığı olan, avustralya ve yakınındaki adalarda yaşayan bir tür. Uçarköpek.

Himalayan cat : Asya’dan köken alan, uzun tüylü iran kedisiyle siyam kedisinin karışımından oluşan, adını renk benzerliğinden ötürü himalaya tavşanından alan, amerikan ve ingiliz kayıtlarına iran kedisi adıyla da geçen, tüyleri uzun, kabarık ve boyun kısmında yele gibi, kuyruğu dolgun bir fırça gibi olan, tüyleri ince ve parlak, çok çeşitli renk ve lekelerde görülebilen, lekeli olan kedilerde gözler daima canlı mavi, düz renklerde ise parlak bakır rengi, sessiz, sakin, saygılı ve şefkatli yapıda, uzun tüylü kedi ırkı. Himalaya kedisi.

 

Malayalam : Hindistan'ın güneybatısında konuşulan dil. Malayalam dili.

Himalayas : Himalayalar. Himalaya. Himalaya dağları.

İngilizce Layaways Türkçe anlamı, Layaways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Layaways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Layaway : Taksitle satın alınan eşya. Taksit taksit ödeyerek satın alınan mallar.

Save up : Tasarruf sağlamak. Tasarruf etmek. Biriktirmek. Para biriktirmek.

Tally trade : Taksitle alış. Taksitli satış.

Hoard : İstiflemek. Stoklamak. Aklında tutmak. Stok etmek. Saklamak. İstif etmek. Biriktirmek. Zulalamak. Yığmak. İstif.

Cache : Zula. Gizli yer. Gizli yerde saklanan şey. Gizli bir yere saklamak. Dağarcık. Gizlemek. Saklamak. Önbellek. Zuladaki mallar.

Save : Kaydetmek. Tutmak. İdareli kullanmak. İdareli harcamak. Biriktirmek. Kusuruna bakmamak. Engellemek. Artırmak. Sayı yapmasını önlemek.

Lay aside : Biriktirmek. Bir kenara atmak (para vb). Kenara koymak. Saklamak. Bir yana koymak. Vazgeçmek. Rafa kaldırmak. Ertelemek. Terketmek. Bırakmak.

Stash : Zulalamak. Son vermek. Zulada saklanan şey. Güvenli bir yere gizlemek. Saklamak. Uyuşturucu. İyi bir yere saklamak. Zula. Emin bir yere gizlemek.

Layaways synonyms : squirrel away, hive up.