Layerings türkçesi Layerings nedir

  • Bölüştürülmüş reasürans akdi.
  • Henüz ana bitkiye ekliyken köke dalcık daldırma yöntemi (bahçıvanlık).
  • Giysileri yanlışlıkla değiştirme veya kat kat koymayı içeren hareket.
  • Eşdüzeyleme.
  • Daldırma.
  • Kat kat kesme.
  • Birçok sabun tabakası dökme işlemi (sabun yapımında).

Layerings ingilizcede ne demek, Layerings nerede nasıl kullanılır?

Air layering : Havai daldırma. Havai köklendirme. Hava daldırması. Bir bitkinin ana dalında ayrı bir bitki olarak büyümesi için kök büyümesini uyaran yöntem.

Layering : Bölüştürülmüş reasürans akdi. Henüz ana bitkiye ekliyken köke dalcık daldırma yöntemi (bahçıvanlık). Katmanlaşma. Kat kat kesme. Tortulların bileşim, tane büyüklüğü, fiziksel nitelikleri bakımından birbirlerinden ayrımlı yataklar halinde üst üste sıralanması. Eşdüzeyleme. Daldırma. Birçok sabun tabakası dökme işlemi (sabun yapımında). Giysileri yanlışlıkla değiştirme veya kat kat koymayı içeren hareket.

Layer cake : Kat kat kremalı pasta. Katlı pasta. Kat kat pasta.

Layer of security : Güvenlik katmanı.

Barrier layer capacitance : Engel katmanı sığası. Engel katmanı kapasitesi.

Cage layer fatigue : Kafeste yetiştirilen yumurtacı tavuklarda egzersiz yetersizliği sonucu kemiklerden kalsiyum fosfatın çekilmesi, sonucu kemik ve omur kırıklarından kaynaklanan felçlerle belirgin bir hastalık, kafes osteoporozisi, yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu. Yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu. Kafes yorgunluğu.

 

Abscission layer : Kopma dokusu.

Aged layer : Çıkma tavuk. Yumurta verimini tamamlamış, et için kesilen veya doğrudan tavuk kesimhanesinde rendering işlemine tutulan yumurtacı yaşlı tavuk.

Cage layer osteoporosis : Kafes yorgunluğu. Kafes osteoporozisi.

Double layer coil winding : Çift tabakalı bobin sarımı.

İngilizce Layerings Türkçe anlamı, Layerings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Layerings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immersion : Bir cismi su içine sokma; suya batırma. mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması. Suya daldırma. Dalma. Tamözdeşim. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmersiyon. Batırma. İmmersiyon. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi.

Plunging : Batmak. Dalmak. Altüst edilmek. Batırmak. Atılmak. Planjon. Darmadağın edilmek. Düşmek. Daldırmak.

Submersions : Boylama. Su baskını. Submersiyon. Suya batma. Batma. Su altında kalma. Dalma. Batırma.

Dippings : Batırma. Daldırma uygulaması. Boyama. Kasarlama. Dalma.

Layering : Tortulların bileşim, tane büyüklüğü, fiziksel nitelikleri bakımından birbirlerinden ayrımlı yataklar halinde üst üste sıralanması. Katmanlaşma.

Immersing : Suya daldırma. Batırma. Suya daldırmak. Batırmak. Gömmek. Daldırmak. Sokmak.

Dipping : Boyama. Dalma. Örtüalım. Kasarlama. Daldırma uygulaması. Batırma.

Immersions : Tutulma. Suya batırma. Dalma. Batırma. Batırılma. Suya daldırma. İmersiyon. Batma.

Submersion : Su baskını. Batırma. Boylama. Submersiyon. Suya batma. Dalma. Batma. Su altında kalma.