Lead away from türkçesi Lead away from nedir
Lead away from ingilizcede ne demek, Lead away from nerede nasıl kullanılır?
Lead : Yol göstermek. Sürmek. Baş rol. Yıldız oyuncu. Kurşun. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Öncülük etmek. Öncülüğünü yapmak. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi.
Away : Uzak. Deplasmanda. Yola çıkmış. Buradan. Uzağa. Durmadan. Bir yana. Deplasman maçı. Yok. Deplasmanda oynanan.
From : Dolayı. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. İtibaren. Yüzünden. Den. -den ötürü. -den. Den beri. Dan. -den bu yana.
Lead away : Başlatmak. Saptırmak. Alıp götürmek.
Away from home : Evden uzakta. Evden uzakta bir yerde. Yad elde. Evde değil. Gurbette.
Wean away from : Caydırmak. Vazgeçirmek.
Grow away from : Yakınlığını azaltmak. İlişkisi bozulmak. Büyüyüp sığmamak. Ayrı yaşamak. Uzaklaşmak. Arası açılmak. Soğumak. (arkadaş vb) ayrılmak. Bağları kopmak. İle ilişkileri azalmak.
Get away from : Uzak tutmak. Bir şeyi birinden uzak tutmak.
Wander away from the subject : Konudan uzaklaşmak. Konudan sapmak.
Away from keyboard : Klavyeden uzakta. Bilgisayarımdan uzaktayım. Hemen döneceğim. Klavye başında değilim. Afk (internet sohbet argosu).
İngilizce Lead away from Türkçe anlamı, Lead away from eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lead away from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deflect : Çıvdırmak. Sekmek. Caymak. Saptırmak. Yönünü değiştirmek. Çevirmek. Dönmek. Yönü değişmek. Başka yöne çevirmek.
Abscond from : Kaçmak. Sessizce sıvışmak.
Be through with : Elini eteğini çekmek. Bitmek. -i bitirmiş olmak. (ilişki) sonlanmak. Aralarında her şey bitmek. İki kişi arasındaki ilişki bitmiş olmak. Bitirmiş olmak.
Be separated : Bölünmek. Ayrı yaşamak. Ayrı olmak.
Break up : Dağılmak. Tatil olmak. Bozulmak (nişan). Tatile girmek. İlişkiyi kesmek. Dağılıp parçalanmak. Parçalanmak. Sona ermek. Eğlendirmek.
Detour : Varyanttan gitmek. Sapak. Dolambaçlı yol. Detur. Servis yolundan vermek (trafik). Sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Saptırmak. Dolambaçlı yoldan gitmek ya da göndermek.
Be through : Beraberliği bitirmek. Bozuşmak. Bitirmek. İşe yaramaz olmak. Arkadaşlığı bozmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek.
Deflects : Çıvdırmak. Saptırmak. Sekmek. Çevrilmek. Caymak. Çevirmek. Dönmek. Başka yöne çevirmek. Yönü değişmek.
Apostatize : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dönmek (din). Dinden dönmek. Dininden dönmek. İnançlarından vazgeçmek.
Apostatise : Dinden dönmek. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). İlkelerine sadakatsiz olmak (ayrıca apostatize). Dininden vazgeçmek.
Lead away from synonyms : bears, be off, deviates, detours, deviate, deflecting, bear off, bow out of, breaking up, bias, apostatized, break away, apostatizes, bear, absent oneself from, apostatizing, break with, detouring, depart from, biassing, cut, detoured.

Bu kısımda Lead away from kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lead away from ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lead away from anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lead away from ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.