Leagues türkçesi Leagues nedir

Leagues ile ilgili cümleler

English: Welcome to the big leagues.
Turkish: Büyük liglere hoş geldiniz.

English: Both are my colleagues.
Turkish: İkisi benim iş arkadaşımdır.

English: Ali helps his colleagues.
Turkish: Ali meslektaşlarına yardım eder.

English: Ali and Mary are both colleagues of mine.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de benim meslektaşlarım.

English: Ali's in the big leagues now.
Turkish: Ali şimdi birinci ligde.

Leagues ingilizcede ne demek, Leagues nerede nasıl kullanılır?

Colleagues : İş arkadaşı. Meslektaş. Meslektaşlar.

Colleagueship : Koldaşlık.

League cup tournament : Lig kupa turnuvası. Lig üyeleri tarafından oynanan oyunlar serisi.

League of arab states : Arap ülkeleri teşkilatı. Genel arap çıkarlarını desteklemek için kurulan arap ülkeleri işbirliği organizasyonu. Las. Arap birliği.

League of nations : Cemiyeti akvam. I. dünya savaşı'nın ardından dünya barışı ve işbirliğini sağlamak için kurulan uluslararası organizasyon. Cemiyet-i akvam. Milletler cemiyeti. Birleşmiş milletler'in atası (1920 - 1938).

In league with : İle anlaşmalı. İle ortak. İle birlikte hareket eden. İle müttefik.

Major league baseball : Abd ve kanada'da profesyonel beyzbol ligi. Mlb. Büyük basketbol ligi.

 

League together : Biraraya gelmek.

Covenant of the league of nations : Milletler cemiyeti sözleşmesi. Milletler cemiyeti'nin ilke ve amaçlarının belirtildiği anayasa.

The israel league against epilepsy : Epilepsi hastalığına karşı savaşmak isteyen israil organizasyonu. Epilepsiye karşı israil derneği.

İngilizce Leagues Türkçe anlamı, Leagues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leagues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Class : Sınıflandırmak. Klas. Kategorilere ayırmak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Sınıf. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Sınıflamak. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zümre.

Cluster : Kümelemek. Salkım. Demet. Süt sağım ünitesi montaj tablası. Kluster. Türküm. Kümelenmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir araya getirmek. Bir araya gelmek.

Conference : Müzakere. Konferans yapmak. Kongre. Görüşme. Toplantı. Meşgul. Konferans.

Compact : Kompakt. Pudriyer. Pudralık. Sık. Pudra kutusu. Pekiştirmek. Küçük. Anlaşmak. Kısa. Yoğun.

Circuit : Bir yönetim altındaki işletme sayısı. Çevrim. Daire. Elektriğin bir yöne akışı. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Devre. Çember. Tur. Çevre. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır.

 

Clause : Tümce. Yantümce. Madde. İbare. Kloz. Cümlecik. Bent. Koşul.

Brothering : Gardaş. Abi. Dadaş. Beraberlik. Erkek kardeş. Kardeş. Can. Birader.

Fellowship : Birdem bursu. Duygu birliği. Birdem vakfı. Samimiyet. Halden anlama. Dostluk. Burs. Duygularını paylaşma. Arkadaşlık.

Leaguing : Yaklaşık beş kilometreye eşit bir uzaklık ölçüsü. Birleştirmek. Birleşme. Belirli bir amaçla bir araya gelen insanların veya milletlerin oluşturduğu grup. İttifak.

Leagues synonyms : hockey league, six nations, league of iroquois, bush league, iroquois league, five nations, ivy league, cahoot, clumps, clamps, associations, division, agglomeration, cloud, guilds, colleges, associateship, association, bloc, majors, minors, brother, conferences, bowling league, parasang, cooperative, cooperate, fraternity, collaborations, convention, agglomerations, assn, brotherhood.

Leagues zıt anlamlı kelimeler, Leagues kelime anlamı

Divide : Bölme. Kesmek. Bölüştürmek. İkiye ayırmak. Dağıtmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayrılmak. Araları açık olmak. Bozuşmak. Taksim etmek.

Superior : Üstünlük taslayan. Üst (rütbe). Asil. Amir. Kibirli. Üst. Üstün. Daha kuvvetli. İlgisiz.