Lean out türkçesi Lean out nedir

Lean out ile ilgili cümleler

English: Ali has agreed to help us clean out the garage.
Turkish: Ali garajı temizlememize yardım etmeyi kabul etti.

English: Ali promised me he would help me clean out the garage tomorrow afternoon.
Turkish: Ali bana yarın öğleden sonra garajı temizlememe yardım edeceğine söz verdi.

English: Ali expects me to help Mary clean out the clogged pipe.
Turkish: Ali Mary'nin tıkanmış boruyu temizlemesine yardım etmemi bekliyor.

English: Please don't lean out of the window when we're moving.
Turkish: Lütfen hareket ederken pencereden dışarı eğilmeyin.

English: Don't lean out the window.
Turkish: Pencereden dışarı sarkma.

Lean out ingilizcede ne demek, Lean out nerede nasıl kullanılır?

Lean : Eğilmek. Kıt. Dayanmak. Yağsız. Kaykılmak. İnce. Yana yatmak. Verimsiz. Fidan gibi. Zayıf.

Out : Dışarı. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Kovmak. Nakavt etmek. Çıkarmak. Bayılmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak.

Lean against : İstinat etmek. Dayamak. Abanmak. Yaslanmak. Dayanmak. Yüklenmek.

Lean atmosphere : Seyreltik atmosfer. Arık atmosfer. Zayıf atmosfer.

Lean back : Geriye yaslanmak. Arkaya yaslanmak. Kaykılmak. Arkasına yaslanmak. Geriye yaslan. Arkana yaslan.

Lean coal : Zayıf kömür. Parlak kömür.

 

İngilizce Lean out Türkçe anlamı, Lean out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lean out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depend from : Sallantıda kalmak.

Draping : Sermek. Kıvırmak. Dökümlü olmak. Asmak. Katlamak. Dökülmek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Süslemek. Kaplamak. Kumaşla örtmek.

Canting : Dilenmek. Eğmek. Dönmek. İki yüzlü. İkiyüzlülük etmek. Yan yatırmak. Dindarlık taslayan sahte sofu. Bükülmek. Meyletmek.

Cant over : Meyil etmek.

Drape : Asmak. Süslemek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kumaşla örtmek. Sermek. Katlamak. Kumaşla süslemek. Kıvırmak. Kaplamak.

Bend to : Aklına yatmak. Aklı yatmak. İnanmak. Mantıklı gelmek. Bir şeye aklı yatmak. Doğru olduğunu düşünmek.

Cants : Argolu konuşmak. Yapmacıklı konuşmak. İki yüzlülük etmek. Dönmek. Meyil vermek. Yan yatırmak. Yapmacık konuşmak. Bükülmek. Eğmek.

Beetle : Dövmek. Çomak. Kınkanatlı böcek. Kakmak. Çıkıntı yapmak. Tokmaklamak. Çakmak. Şahmerdan. İri kara böcek.

Blousing : Bluz. Asker ceketi. Günlük ceket. Gömlek. Kadın gömleği.

Depend : Güvenmek. Tabi olmak. İtimat etmek. Bağımlı olmak. Bağlı olmak. Bel bağlamak.

Lean out synonyms : cant, curve, bend, blouse, bag, bloused, buckles, dipped, blouses, dangles, buckle, curves, dip, dangle, draped, bow, dips, dangled, droop, bends, beetled, bend over.