Learning environment türkçesi Learning environment nedir

  • Öğrenme ortamı.
  • Öğretim ortamı.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Her türlü özdeksel ve tinsel özellikleri ya da koşulları ile öğrenmeyi etkileyen ortam.
  • Öğrenmenin yer aldığı yer.
  • Öğrenim ortamı.
  • Öğrenme çevresi.

Learning environment ile ilgili cümleler

English: This is a good learning environment.
Turkish: Bu iyi bir öğrenme ortamıdır.

Learning environment ingilizcede ne demek, Learning environment nerede nasıl kullanılır?

Learning : Öğrenme. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci. İrfan. Tahsil. Sürekli öğrenme. Maarif. Bilim. Bilgi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Environment : Mekan. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Muhit. Civar. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan. Vasat. Etraf. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ortam. Çevre.

 

Learning ability : Öğrenme yeteneği.

Learning aids : Öğrenme sürecine kolaylık sağlayan kaynaklar. Öğrenme araçları.

Learning algorithm : Öğrenme algoritması.

Learning aptitude : Öğrenme anıklığı. Hızlı ve kolay öğrenmeyi sağlayan içsel güc.

İngilizce Learning environment Türkçe anlamı, Learning environment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Learning environment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Academic year : Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl.

Abulia : İrade kaybı. Abuli. İstenç yitimi. Abulya. Kayıtsızlık. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

 

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Medrese. Yüksekokul. Akademi. Okul.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Learning environment synonyms : achromatopsia, achievement age, accustoming, active school, abnormal child, academic preparation.