Leash türkçesi Leash nedir
Leash ile ilgili cümleler
English: As soon as I let go of the leash, the dog ran away.
Turkish: Kayışı bırakır bırakmaz, köpek kaçtı.
English: If you want to buy a leash, go to a pet shop.
Turkish: Bir tasma almak istiyorsan bir evcil hayvan dükkanına fit.
English: Ali usually walks his dog on a leash.
Turkish: Ali köpeğini genellikle tasma kayışı ile gezdirir.
Leash ingilizcede ne demek, Leash nerede nasıl kullanılır?
Dog leash : Tasma kayışı. Köpek sevk kayışı.
Hold in leash : Yularını elden bırakmamak.
Strain at the leash : Sabırsızlanmak. Sabırsızlık göstermek. Kurtulmaya çalışmak. Kabına sığmamak. Yerinde duramamak.
Leashed : Tasma kayışı olan. Bağlanmış. Birbirine bağlanmış. Denetim altında olan. Bağlanmış olan. Kayış ile bağlanmış (köpek veya başka hayvan hakkında). Sınırlandırılmış. Kontrollü.
Leashes : Birbirine bağlamak. Köpek kayışı. Tasma kayışı. İple bağlamak. Tasma. Göğüs tasması. Yular. Bağlamak.
Lease : Kiralama geliri. Kira kontratı. Kiralamak. İcar. Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt. Kiraya vermek. Tutmanlık. Kiralama. Uzun vadeli finansal kiralama.
Leashing : Bağlamak. Birbirine bağlamak. Yular. Tasma. Köpek kayışı. Göğüs tasması. İple bağlamak. Tasma kayışı.
Unleashing : Salma. Tasmasını çıkarmak. Serbest bırakma. Salmak (köpek vs.). Tasmasını çıkarma.
Leasable : Kiraya verilebilir. Kiralanabilir. Kira alınabilir.
Lease back : Geri kiralama.
İngilizce Leash Türkçe anlamı, Leash eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Truss up : Elini ayağını bağlamak.
Astrict : Sınırlamak. Kısıtlamak. Tutturmak.
Accessing : Erişim.
Attribute : Atıf yapmak. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem. Atıfta bulunmak. Doğal özellik. Yüklence. İzafe etmek. Sembol. Yormak.
Collets : Yuva. Halka. Yüksük. Torna aynası. Mücevherin oturtulduğu yuva. Yüzük. Germe kovanı. Bilezik. Maden yüzük.
Arrange : Yapıt yaratmak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Ayarlamak. Uyuşmak. Düzenlemek (toplantı). Kararlaştırmak. Dizmek. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Halletmek. Aranje etmek.
Cording : Kordon. Bağcık. Şerit. Bağ. Fitilli kadife. Bağlamak (kablo vb). Kütükleri yığmak. İp.
Attaches : Yamamak. Bağlanmak. Eklemek. İliştirmek. Takmak. Ekleme yapmak. El koymak. Tutturmak. Yüklenmek.
Interconnects : Bağlı olmak. Bağlantılı olmak. Bağıntılı olmak. Birleştirmek. Birbirine veya bir diğerine bağlanmak. Arabağlantı kurmak.
Straps : Bağlama bileziği. Kemerle dövme. Bant. Kayış. Şerit. Kütikül. Kemer.
Leash synonyms : halters, assign, assigns, roped, headstall, affiliates, attribute to, leashes, headstalls, attaching, colligate, tether, astricted, accessed, bridles, reined, collars, haltered, attach, restraint, reining, binding together, affiliate, constraint, interlocks, twist together, headgear, rope, leashing, interlock, halter, interdigitate, concatenate.
Leash zıt anlamlı kelimeler, Leash kelime anlamı
Untie : Halletmek. Açmak. Çözülmek. Çözmek.
Leash ingilizce tanımı, definition of Leash
Leash kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A thong of leather, or a long cord, by which a falconer holds his hawk, or a courser his dog. To tie together, or hold, with a leash.

Bu kısımda Leash kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leash ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leash anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leash ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.