Leashing türkçesi Leashing nedir

  • Köpek kayışı.
  • Bağlamak.
  • İple bağlamak.
  • Tasma.
  • Tasma kayışı.
  • Yular.
  • Göğüs tasması.
  • Birbirine bağlamak.

Leashing ingilizcede ne demek, Leashing nerede nasıl kullanılır?

Unleashing : Serbest bırakma. Tasmasını çıkarma. Salma. Salmak (köpek vs.). Tasmasını çıkarmak.

Dog leash : Köpek sevk kayışı. Tasma kayışı.

Hold in leash : Yularını elden bırakmamak.

Strain at the leash : Kurtulmaya çalışmak. Yerinde duramamak. Kabına sığmamak. Sabırsızlık göstermek. Sabırsızlanmak.

Leash : Birbirine bağlamak. Yular. Bağlamak. İple bağlamak. Tasma. Tasma kayışı. Köpek kayışı. Göğüs tasması.

Leasable : Kiraya verilebilir. Kira alınabilir. Kiralanabilir.

Lease back : Geri kiralama.

Unleash : Tasmasını çıkarmak. Salmak (köpek vb). Serbest bırakmak. Salmak (köpek vs.). Salıvermek.

Leashed : Tasma kayışı olan. Sınırlandırılmış. Kontrollü. Bağlanmış. Bağlanmış olan. Denetim altında olan. Kayış ile bağlanmış (köpek veya başka hayvan hakkında). Birbirine bağlanmış.

Unleashes : Salmak (köpek vb). Tasmasını çıkarmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Salmak (köpek vs.).

İngilizce Leashing Türkçe anlamı, Leashing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leashing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cord : İp. Lastik ipliği. Kablo. Fitilli kadife giysi. Fitil. Bağcık. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon. Sicim.

Haltering : Dizgin. İpe çekmek. İp. Yedek. Yular takmak. Asma. Korkuluk. İdam ipi. Asmak.

Collets : Bilezik. Maden yüzük. Mücevherin oturtulduğu yuva. Yüzük. Torna aynası. Yuva. Germe kovanı. Halka. Yüksük.

Interdigitate : Birbirine geçmek. Birbirine geçirmek (birbirini kavramış iki elin parmakları gibi). Birbirine iliştirmek. Kenetlemek. Birleştirmek. Birbirine kenetlemek. Birbirine kilitlemek.

Education : Eğitim. Pedagoji. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Eğitimbilim. Eğitim ve öğretim. Öğretim. Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğitme. Yetiştirme.

Tutorship : Özel öğretmenlik. Vasilik. Vesayet. Kayyımlık.

Accessed : Erişilme tarihi. Erişen. Erişim. Erişim tarihi. Erişme tarihi.

Bridles : Kızmak. Zaptetmek. Gem vurmak. Dizgin. Yular takmak. Ata başlık takmak. Gem. Başkaldırmak. Karşı gelmek. Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat. trol ağlarında maçaları kapılara, kapıları da kanatlara bağlayan üç burgata uzunluğundaki sentetik veya bitkisel halat.

Strap : Kayışla bağlamak. Kayış. Ustura kayışı. Kemer. Bantlamak. Çember. Berber kayışı. Bağlama bileziği. Kayışla dövmek.

 

Leashing synonyms : window washing, catechesis, catechetical instruction, spoonfeeding, sleep learning, teaching reading, hypnopedia, leash, indoctrination, lecturing, concatenate, assign, tutelage, bridle, halter, attribute to, affiliates, soak, concatenates, assigns, accessing, haltered, affix, ablution, dishwashing, washing up, rinse, attach, reining, straps, soaking, rein, wash.

Leashing zıt anlamlı kelimeler, Leashing kelime anlamı

Unpleasant : Nahoş. Antipatik. Hoşa gitmeyen. Sevimsiz. Kaba. Tatsız. Hoş olmayan. Çirkin. Fena. Aynasız.

Ugly : Pis. Suratsız. Tatsız. Sakil. İğrenç. Nahoş. Aybacar. Huysuz. Biçimsiz. Çirkin.

Humorless : Nükteden anlamayan. Şakadan anlamayan. Keyifsiz. Espri anlayışı olmayan.

Leashing antonyms : displeasing, unattractive, inferior.