Left side türkçesi Left side nedir

  • Sağ tarafa zıt olan taraf.
  • Sol kenar.
  • İskele.
  • Solda bulunan taraf.
  • Sol taraf.

Left side ile ilgili cümleler

English: Jim is not yet used to driving on the left side of the road.
Turkish: Jim henüz yolun sol tarafında sürmeye alışkın değil.

English: Ali isn't used to driving on the left side of the road.
Turkish: Ali yolun sol tarafında araba sürmeye alışkın değil.

English: The ball hit him on the left side of the head.
Turkish: Top ona kafasının sol tarafından çarptı.

English: It is on the left side of the street.
Turkish: O, caddenin sol tarafındadır.

English: In Japan, we drive on the left side of the road.
Turkish: Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.

Left side ingilizcede ne demek, Left side nerede nasıl kullanılır?

Left : Sol taraf. Sol tarafa. Sola. Soldaki. Sol el. Sol. Artık. Bırakılan. Sol kanat. Sola ait.

Side : Kenar. Yandaki. Taraf. İkincil. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Taraftar. Kıvrım kanatları. Çalım. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Desteklemek.

Left sides : Sol taraf. İskele. Sol yanlar. Solda bulunan taraf. Sağ tarafa zıt olan taraf.

Left a deep scar on him : Onda derin iz bıraktı. Onu derinden yaraladı (duygusal anlamda).

Left a module : Sol a-modül.

 

Left a scar on him : Onda derin iz bıraktı. Onu derinden yaraladı (duygusal anlamda).

İngilizce Left side Türkçe anlamı, Left side eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Left side ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falsework : Yapı iskelesi. Binanın inşası veya tamiri esnasında çalışanlar tarafından kurulan geçici iskele veya platform. İnşaat kalıp iskelesi. Kalıp. Henüz inşa edilme sürecindeki birşeyi destekleyen çerçeve. Kalıp iskelesi.

Dockage : Kesinti. Liman. Dok vergini. Havuz ücreti. Rıhtım ücreti. Doka alma. Rıhtım vergisi. Havuz vergini. Rıhtım hizmetleri.

Gangboard : Dosa. Vapur iskelesi. Borda iskelesi.

Cat walk : Dar yürüyüş yolu. Sahne işçilerinin ve ışık uzmanlarının çalıştığı sahne iskelesi. Kedi yolu. Dört ayağı üzerinde sürünme veya emekleme. Gezinti platformu.

Left : Bırakılan. Sol tarafa. Sola. Kalmak. Be.sola. Artık. Sol kanat. Sol. Soldaki.

Dockages : Doka alma. Kesinti. Dok ücreti. Rıhtım hizmetleri. Havuz ücreti. Rıhtım vergisi. Liman. Rıhtım ücreti.

Derrick : Kaldırma cihazı. Maçuna. Petrol kuyusu iskelesi. Delme kulesi. Macuna. Dikme. Bumba. Vinç. Petrol sondaj kulesi.

Ferry : Götürmek. Feribotla taşımak. Vapurla geçmek. Rıhtım. Kayık. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Feribot. Taşımak. Karşı sahile taşımak. İşlemek.

Nearside : İskele tarafı. Aracın kaldırıma en yakın olan bölümü. (british) sol taraf.

Catwalk : İki bina arasındaki köprü. Podyum. Dar köprü. Kediyolu. Geçit kalası. Geçit. Dar bir yaya yolu. İki binayı birbirine bağlayan köprü.

Left side synonyms : leftwing, left sides, bunder, catwalks, gangplank, left wing, docks, left hand, left hand side, fabric, the left, gangway, embarcadero, gangplanks.