Legator türkçesi Legator nedir

  • Vasiyet eden.
  • Vasiyetçi.
  • Mal vasiyet eden.
  • Vasiyetle bırakan.
  • Miras bırakan kişi.
  • Miras bırakan kimse.

Legator ingilizcede ne demek, Legator nerede nasıl kullanılır?

Legatorial : Vasiyet bırakan kimse ile ilgili. Miras bırakan kimse ile ilgili.

Legators : Vasiyetçi. Vasiyetle bırakan. Vasiyet eden. Miras bırakan kişi. Miras bırakan kimse. Mal vasiyet eden.

Delegator : Yetki veren kişi. Başka birine yetki veya güç veren kimse.

Delegatory : Yetki veya güç verilmesi ya da transferiyle ilgili. Verilen yetkiye ait.

Legato : Bağlı. Bağlı çalma. Birleşik. Legato. Akıcı (müzik terimi).

Legate : Sefirlik. Vasiyet etmek. Elçi. Vasiyetle bırakmak. Vasiyetle tahsis etmek. Papa elçisi. Elçi sefir. Miras bırakmak. Sefir.

Legateship : Elçilik. Sefirlik. Elçilik görevi. Papa elçiliği görevi. Hükümet temsilcisi görevi. Papa elçiliği. Delegelik. Hükümet elçiliği.

Legatees : Musaleh. Miras kalan kimse. Miras kalan mimse. Lehine vasiyet edilen. Lehine mal bırakılan kişi.

Legation : Ortaelçilik. Temsilcilik. Elçi yollama. Elçilik. Sefaret. Sefarethane. Elçi gönderme. Vekalet verme. Temsilci gönderme. Sefir.

Legatee : Lehine vasiyet edilen. Miras kalan kimse. Miras kalan mimse. Lehine mal bırakılan kişi. Musaleh.

İngilizce Legator Türkçe anlamı, Legator eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Legator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Granter : Temlik eden. Veren. Fariğ. Bağış yapan. Veren kimse. Bağış yapan kimse. Devreden.

Testator : Muris. Vasiyet sahibi. Vasiyet yapan kişi. Vasiyetname sahibi.

Bequeather : Vasiyetname bırakan. Bırakan kimse. Bağışlayan. Miras bırakan (hukuk terimi). Bahşeden. Vasiyet yoluyla veren kimse. Bedelsiz veren.

Devisors : Vasiyetle miras bırakan. Vasiyet eden kişi. Vasiyetle bırakan kimse. Vasiyetle bağışta bulunan kişi. Vasiyetle bırakan kişi.

Testators : Muris. Vasiyet sahibi. Vasiyetname sahibi. Vasiyet yapan kişi.

Legislator : Parlamenter. Kanun yapan kimse. Yasamacı. Kanun koyucusu. Meclis üyesi. Yasa koyucu. Kanun koyucu. Vazıı kanun. Millet meclisi üyesi.

Granters : Temlik eden. Veren kimse. Devreden. Bağış yapan kimse. Veren. Bağış yapan. Fariğ.

Apparatus : Ekipman. Araçlar. Vasıta. Apparatus. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi. Jimnastik araç ye gereçleri. Levazım. Malzeme. Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Alet.

Setup : Avanak. Kurma. İşletme. Yazılım ve donanım konfigürasyonu (bilgisayar). Plan. Düzen. Yapı. Organizasyon. Kurgu. Oyun.

Legator synonyms : state senator, legators.

Legator ingilizce tanımı, definition of Legator

Legator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A testator. One who bequeaths a legacy.