Legible türkçesi Legible nedir

Legible ile ilgili cümleler

English: Your handwriting is practically illegible.
Turkish: Senin el yazın neredeyse okunaksız.

English: Tom's handwriting is almost illegible.
Turkish: Tom'un el yazısı neredeyse okunaksız.

English: The handwritten text is illegible.
Turkish: El yazısı metin okunamıyor.

English: Your handwriting is illegible.
Turkish: El yazınız okunaksız.

Legible ingilizcede ne demek, Legible nerede nasıl kullanılır?

Legibleness : Okunaklılık. Okunulabilir olma. Anlaşılırlık (el yazısı hakkında). Okunabilirlik. Okunaklı olma.

Illegible : Okunması zor. Okunmaz. Okunaksız.

Illegible handwriting : Okunamayan el yazısı. Okunması zor el yazısı. Okunaksız el yazısı.

Legibly : Okunulabilir bir şekilde. Okunaklı olarak. Anlaşılır bir şekilde. Okunaklı bir şekilde.

Illegibly : Okunması zor bir şekilde. Açık olmayan bir şekilde. Okunaksız bir şekilde. Okunamayan bir şekilde. Belirsiz bir şekilde.

Legi : Yasa. Kanun. Kural.

Legion : Alay. Fırka. Kalabalık. Birlik. Ordu. Lejyon. Eski roma tümeni. Lejyon (romalılarda). Eski romalılarda askeri birlik. birkaç takımdan oluşan asker birliği.

Legion of merit : Merit (fazilet) nişanı. Üstün hizmetler için verilen abd askeri madalyası. Liyakat madalyası.

 

Legibilities : Okunurluk. Okunaklılık. Nitelik. Açıklık. Okunabilirlik.

Legi feranda : Tüm dava türlerine adil cevap sağlayan kusursuz mahkeme (hukuk terimi).

İngilizce Legible Türkçe anlamı, Legible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Legible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparentness : Anlaşılır olma. Bariz. Ortadalık. Meşru mirasçı olma. Ortada oluş. Belli olma. Açıklık. Aşikarlık. Görünüşte olan.

Apparent : Görünüşte olan. Kolaylıkla görülür. Görünür. Göze çarpan. Sahte. Ortada. Görünüşteki. Bariz. Besbelli.

Readable : Okumaya değer. İlginç veya okunası. Okunmaya değer. (yazı) okunaklı.

Fair : Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Geçici satak. Açık tenli. Adaletli. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Kesmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yontmak. Çarşı. Sergi.

Barer : Sade. Yalın. Bomboş. Tamtakır. Yapraksız. Azıcık. Çıplak. Daha çıplak. Tüysüz.

Decipherable : Çözümlenebilir. Anlaşılır. Çözülebilir. Deşifre edilebilir.

Clear : Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Belirgin. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Berrak. Temize çıkarmak. Açıkça. Berraklaşmak. Tahliye etmek. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Silmek.

 

Aperture : Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pencere. Işık düzengeci açıklığı. Açıklık. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Aralık. Pervane yuvası. Göz. Delik.

Bawdy : Müstehcen. Fuhşiyata dair. Açık saçık. Seksle ilgi. Sekse ilgi. Terbiyesiz. Seksle ilgili.

Clean : Parlatmak. Temizlemek. Katışıksız. Ruhsatlı. Arı. Budaksız. Yasal. Kusursuz. Lekesiz. Saf.

Legible synonyms : fairest, blanker, avowed, barest, bleakish, blankest, aboveground, bare, bawdies, above board, fairer, bares, aboveboard.

Legible zıt anlamlı kelimeler, Legible kelime anlamı

Illegible : Okunaksız. Okunması zor. Okunmaz.

Legible ingilizce tanımı, definition of Legible

Legible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being read or deciphered. As, a fair, legible manuscript. Used of writing or printing. Plain. Distinct to the eye.