Legislative lag türkçesi Legislative lag nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yasama gecikmesi.
  • Belirli bir iktisat politikasının uygulanması için gerekli olan yasal düzenlemenin yapılmasına kadar geçen zamanı ifade eden iç gecikme türü. krş. algılama gecikmesi, veri gecikmesi, yürütme gecikmesi.

Legislative lag ingilizcede ne demek, Legislative lag nerede nasıl kullanılır?

Legislative : Kanun yapan. Yasamalı. Yasama. Yasamayla ilgili. Yasamaya ilişkin. Kanun koyucu. Kanun koyan. Yasayan. Yasama organı. Yasama yetkisi olan.

Lag : Gerilik. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Geri kalmak. Gecikmek. Geri. Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre. Duraklama. Oyalanmak. Geride olma. Gerileme.

Legislative assembly : Yasama meclisi. Bazı eyalet meclislerindeki yasama organı dalı (abd). Parlamento.

Legislative authority : Yasama yetkisi. Kanun yapan otorite.

Legislative branch : Yasama organı. Senato ve temsilciler meclisi'ni kapsayan abd hükümeti'nin bir bölümü.

Legislative council : Yasalar çıkaran kongreye ait komite (abd). Meclis üyelerinin katıldığı idari grup. Yasama kurulu.

İngilizce Legislative lag Türkçe anlamı, Legislative lag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Legislative lag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Legislative lag synonyms : a change in individual demand, ability rent, a shift in demand, a shift in individual demand, a pass through certificate, a group shares.