Lesser mouse eared bat türkçesi Lesser mouse eared bat nedir

  • Fare kulaklı küçük yarasa.
  • Omurgalı hayvanlardan, memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, mağara ve terk edilmiş yapıların çatlakları arasında myotis myotis ile simpatrik yaşayan ve onunla hemen hemen aynı renge sahip, orta büyüklükte vücutlu, böceklerle beslenen bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Lesser mouse eared bat ingilizcede ne demek, Lesser mouse eared bat nerede nasıl kullanılır?

Lesser : Daha küçük. Daha az. Küçük olanı. Daha az önemli. Kiralayan. İkinci derecedeki.

Mouse : Fare avlamak. Fare tutmak. Tıkalı boruları açma topu. Çekingen tip. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (myomorpha) mensup memelilerin genel adı. Tampon. Sıçan. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Fare. Mahcup.

Eared : Kulaklı. Belirli bir sayı veya çeşitte kulakları olan (örneğin uzun kulaklı vs). Kulakları olan.

Bat : Topa vurmak. Vuruş yapmak. Gezmek. Sopa ile vurmak. Sopayla vurmak. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Türkiye bankalar birliği. Vurmak (topa). Bilardo sopası. Kırpmak (göz).

 

Large mouse eared bat : Omurgalı hayvanlardan, memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, mağara, eski han, hamam, kervansarayların tavan ve duvar çatlakları arasında tek tek ya da koloniler halinde yaşayan, böceklerle beslenen, orta büyüklükte vücutlu, fareyi andıran kulaklı, soluk sarımsı kahverengi bir tür. Fare kulaklı büyük yarasa.

Grey long eared bat : Gri kulaklı yarasa. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, are kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, uzun kulaklı yarasaya çok benzeyen, daha koyu yüzlü, böceklerle beslenen bir tür.

Common long eared bat : Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, oldukça büyük kulaklara sahip, kürkü üst kısımlarda ipeğimsi kahverengi, alt kısımlarda soluk renkte olan, yuvalarını gün batınımın yarım saat sonra terk eden, böceklerle beslenen bir tür. Kahverengi uzun kulaklı yarasa.

İngilizce Lesser mouse eared bat Türkçe anlamı, Lesser mouse eared bat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lesser mouse eared bat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Lesser mouse eared bat synonyms : a chromosome, aardvark, aardwolf, aardvarks, acacia, abambulacral area.