Lesser sand eel türkçesi Lesser sand eel nedir

  • Küçük kum yılan balığı.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kum balığıgiller (ammodytidae) familyasından, 15-20 cm kadar uzunlukta, sırtı mavi, karnı beyazımsı bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Lesser sand eel ingilizcede ne demek, Lesser sand eel nerede nasıl kullanılır?

Lesser : Daha az önemli. Daha az. Küçük olanı. İkinci derecedeki. Kiralayan. Daha küçük.

Sand : Kumlamak. Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. Plaj. Kumla örtmek. Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. Zımparayla düzeltmek. Kumlu çimerlik. Kum yapmak. Kum katmak. Zımparalamak.

Eel : Yılanbalığıgiller familyasının, geniş tenyaya ikinci arakonakçılık da yapan örnek türü. Yılan balığı. Yılanbalığı. Kaypak şey.

Sand eel : Kum balığı. Kum yılanbalığı. Kumbalığı.

Sand eels : Kum yılanbalığı. Kumbalığı. Kum balığı. Kum balığıgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefaller (percesoces) alt takımından, uzun vücutlu ve çok küçük pullarla kaplı, dişleri ve karın yüzgeçleri bulunmayan, kuzey yarım kürede yaşayan türleri olan bir familya.

İngilizce Lesser sand eel Türkçe anlamı, Lesser sand eel eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lesser sand eel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Lesser sand eel synonyms : abramis zone, a cell, aardvarks, acacia, aardwolf, aardvark.