Lesser spotted dogfish türkçesi Lesser spotted dogfish nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Küçük kedi balığı.
  • Köpek balıkları (selachii) takımının, kedi balığıgiller (scylliorhinidae) familyasından, 50-80 cm kadar uzunlukta, derisi benekli, avrupa kıyılarında ve akdeniz'de yaşayan bir tür. küçük sakız levreği.

Lesser spotted dogfish ingilizcede ne demek, Lesser spotted dogfish nerede nasıl kullanılır?

Lesser : Küçük olanı. İkinci derecedeki. Daha küçük. Daha az önemli. Kiralayan. Daha az.

Spotted : Lekelenmiş. Lekeli. Benekli. Puantiyeli. Kirli. Benek benek. Noktalı. Puanlı. Tekir. Düzensiz.

Dogfish : Küçük köpek balığı. Köpekbalığı. Kedibalığı. Küçük köpekbalığı.

Lesser spotted eagle : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi, avrupa, ön ve kuzey asya'da su kenarlarındaki ormanlarda yaşayan bir tür. Küçük bağırgan. Küçük orman kartalı. Küçük orman kartal.

Lesser spotted woodpecker : Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, sırtı ve kanatları siyah, üzeri enine beyaz çizgili, yurdumuzun trakya, ege, akdeniz ve doğu karadeniz bölgelerinde her mevsim görülen, ovalardaki bol ağaçlı kısımlarda, karışık yapılı ışıklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan yerli bir kuş. Küçük ağaçkakan.

 

Larger spotted dogfish : Köpek balıkları (selachii) takımının, kedi balığıgiller (scylliorhinidae) familyasından, 60-120 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Büyük kedi balığı.

İngilizce Lesser spotted dogfish Türkçe anlamı, Lesser spotted dogfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lesser spotted dogfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Lesser spotted dogfish synonyms : abiotic environment, a chromosome, abiotic factor, abductor muscle, abacus bodies, abo blood groups system.