Leva nedir, Leva ne demek

  • Bulgar para birimi

Yerel Türkçe anlamı:

Kayıkta içeriye dolan suyu akıtmaya yarayan delik : Hasan levayı kapa.

Leva hakkında bilgiler

Lev (Bulgarca: лев, plural: лева, левове / leva, levove), Bulgaristan'ın para birimidir. 100 stotinkaya bölünmüştür (tekil: стотинка/stotinka, çoğulu: стотинки/stotinki).

Antik Bulgarcada "lev", "arslan" demekti.

2012 yılı itibariyle 1 Lev, 1.2007 Lira'ya eşittir.

Bulgaristan'ın 2007 yılında Avrupa Birliği'ne tam üye olmasıyla beraber, ekonomik ölçütlerini AB standartlarına sokabildikten sonra, ülke Euro'ya geçmek mecburiyetindedir. Ancak gerekli ölçütler, yıllardır uğraşılmasına rağmen sağlanamamaktadır ve ülkenin günümüzdeki ekonomik durumuna bakılacak olursa söz konusu geçişin 2015 yılından önce gerçekleşmesi pek olası görünmemektedir. Bulgar hükümetinin şu anki hedefi 1 Ocak 2015 tarihinde Euro'ya geçebilecek şartları sağlayabilmektir. Bulgar Euro madeni paralarının arka yüzleri henüz tam olarak tasarlanmamıştır, ancak 2008 yılında yurt çapında yapılmış olan bir ankette halkın %25.44'ü Madara binicisinin bir kabartmasının konulması yönünde kanaat belirtmiştir.

Leva kısaca anlamı, tanımı:

Bulgar : Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

 

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Birim : Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.

Levanten : Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.

Levanti : Bir rüzgâr türü.

Levazım : Ordunun lojistik hizmetinde bulunan bütün malzeme veya bu malzemeyi sağlayan bölüm. Değişik iş kollarında gerekli olan şeyler, araç ve gereçler. Gerekli araç ve gereçleri sağlayan büro.

Levazım bölüğü : Levazım işleriyle uğraşan askerî birlik.

Levazım sınıfı : Silahlı kuvvetlerin, silah ve cephanenin dışında kalan yiyecek, giyecek vb. gereksinimlerini sağlayan asker sınıfı.

Levazımat : Askerî araç gereçlerin tümü. Gerekenler, lazım olan şeyler.

Levazımatçı : Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse. Levazımat satan veya alan kimse.

Levazımcılık : Levazımcının görevi.

Cenaze levazımatı : Ölünün kefenlenmesi sırasında gerekli olan malzemeler.

Bulgari : Dört telli bağlama.

Çoğul : Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

 

Bulgarca : Bulgar dili. Bu dille yazılmış olan.

Demek : Herhangi bir ses çıkarmak. Ummak. Oranlamak. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. Bir dilde karşılığı olmak. Düşünmek. öyle mi. Ad vermek. bir şey anlamına gelmek. yani, anlaşılan. Saymak, kabul etmek. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Söylemek, söz söylemek. Bir işe kalkışmak, yeltenmek. Erişmek.

İtibari : Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.

Lira : Bazı ülkelerin para birimi. Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik. Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira.

Levamizol : İmidazotiyazol türevi bağışıklık sistemini uyarıcı ve antelmintik ilaç.

Levan : Fruktan

Levant : Ankara keçisi derisinden yapılan ve ciltçilikte kullanılan çok iyi cins marok derisi.

Levarikepenbesi : Mor renk.

Levator : Kaldırıcı.

Levaz : Taze ya da kuru fasulye, börülce.

Levazımcı : Levazım sınıfından olan kimse.

Diğer dillerde Leva anlamı nedir?

İngilizce'de Leva ne demek? : [LEVA] v. lift, put up, raise, hold up; take up, prove

n. lever, call up, stimulus, prize, levy, draft, conscription, generation

v. remove, take away, take off, abolish, take out, subtract, withdraw