Monads türkçesi Monads nedir

  • Monat.
  • Atom.
  • Bir değerlik.
  • Zerre.
  • Tek hücreli organizma.
  • Basit cevher.
  • Tek hücreli canlı.
  • Birim.
  • Monad.

Monads ingilizcede ne demek, Monads nerede nasıl kullanılır?

Monad : Atom. Monad. Tek hücreli organizma. Zerre.

Monade : Monad.

Monadelphous : Monadelf. Birkardeşli.

Monadic : Monadik.

Monadic operation : Tek işlemeli işlem. Monadik işlem. Monat operasyonu. Tek işlenenli işlem. Birli işlem.

Monadnock : Sertgen. Aşınmaz tepe. Aşınmaztepe. Monadnok. Bir yontuk yüz üstünde yükselen ve yapısındaki kayaçların dayanıklı olması yüzünden aşınmalardan korunmuş tepe.

Lemonade : Gazoz. ä°ä°.gazoz. Limonata. Limonlu gazoz. Aä°.limonata.

Monadic operator : Tek işlemcili. Tek işlemci.

Monadical : Birime ait. Monada ait.

Monadisms : Monadizm.

İngilizce Monads Türkçe anlamı, Monads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Protists : Protist. Protistler. Protista krallığında bulunan fototrof, ototrof veya heterotrof olan ökaryotik tek hücreli organizmaları içeren grup. Tek hücreli hayvan ya da bitki.

Motivation : Hareket ettirme. Harekete getirme. Güdü. Şevk. Neden. Teşvik. Özendirme. Dürtü. Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba.

 

Corpuscle : Kürecik. Damla. Kan yuvarı. Yuvar. Korpüskül. Parçacık. Cisimcik. Öğecik ve öğecik çekirdeği boyutlarında (10-(...)cm.—10-(...) cm.), bağımsız nitelikli, evrenin temel taşlarını oluşturan öğecikaltı tanecik. Kan hücresi.

Denomination : Sınıf. İsim. Zümre. Unvan. Değer birimi. Adlandırma. Ölçü. Cins. Ad.

Crumb : Galetaya bulamak. Ufalamak. Parça. Ekmek içi. Değersiz kimse. Kırıntı. Bilgi kırıntısı. Ekmek kırıntısı.

Glimmers : Azıcık miktar. Işık vermek (hafif). Parıltı. Işık vermek. Hafifçe pırıldamak. Parıldamak. Seziş. Hafif ışık. İma.

Light : İnmek. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Aydınlanmak. Rastlamak. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Aydınlatmak. Yakmak. Açık (renk). Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Işık tutmak.

Units : Donanım. Ünite. Öğe. Ölçü birimi. Birimler. Birlik. Basamağı. Birler basamağı. Bütünlük.

Hedonism : Eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yalnızca hazzın özü itibarıyla ve gerçekten iyi, acının ise biricik kötü olduğunu savunan görüş. Faydacılık ve azalan marjinal fayda yasasından hareketle insanın tüketim davranışlarını, haz duyma, acı ve elemden kaçınmaya yönelik hareketler olarak açıklayan ve böylece malın değerinin, verdiği hazla saptanmasını öngören görüş. krş. hazcılık ilkesi. Zevkçilik. Hazcılık. İnsan yaşayışında en büyük değerin ve başlıca amacın haz alma olduğunu; haz ile en iyinin birbirine eşit bulunduğunu; sürekli hazza ancak bilgelikle erişilebileceğini savunan bir felsefe ve ahlak görüşü. Fels.hedonizm. Hedonizm.

 

Corpuscule : Parçacık. Yuvar. Kan hücresi. Nesnecik. Kan yuvarı. Newton'un ışının yayımı kuramında, çok yüksek hızlı küçük özdek parçacıklarına verdiği ad. Göze.

Monads synonyms : light within, inner light, micro organism, christ within, ethical motive, sense of right and wrong, crumbing, atomy, atomical, corpuscles, atomic, unit, conscience, need, glimmer, microorganism, atomic spectrum, particle, aughts, atomies, monade, moral sense, atom, atoms, crumbed, ace, motive, denominations, protista, aught, nuclear, morality, ethics.