Licked türkçesi Licked nedir

Licked ile ilgili cümleler

English: Ali licked his lips.
Turkish: Ali dudaklarını yaladı.

English: Ali licked his fingers.
Turkish: Ali parmaklarını yaladı.

English: He licked his fingers.
Turkish: O, parmaklarını yaladı.

English: The dog licked the plate with its tongue.
Turkish: Köpek, diliyle tabağı yaladı.

English: The fire spread and licked the neighboring house.
Turkish: Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.

Licked ingilizcede ne demek, Licked nerede nasıl kullanılır?

Bootlicked : Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Çanak yalamak. Yalakalık etmek.

Clicked : Anlamak. Jetonu düşmek (argo terim). Şansı olmak. Ses çıkarmak. Kanı kaynamak. Mandallamak. Şaklatmak. Kapanıvermek. Sükse yapmak. Tıkırdatmak.

Flicked : Fiske atmak. Hafifçe vurmak. Fiskelenmiş. Fiske vurmak.

Frolicked : Eğlenme. Gülüp geçmek. Eğlenti. Gülüp oynama. Neşe. Oyun. Oynamak. Sıçrayıp oynamak. Gülüp oynamak. Eğlenmek.

Rollicked : Çılgınca eğlenmek. Neşeli ve gürültülü bir biçimde davranmak. Azarlamak. Gülüp oynamak. Keyif. Eğlenmek. Neşe. Eğlence. Alem yapmak.

Lickerish : Ağzının tadını bilen. Kadın düşkünü. Obur. Anasonlu şeker. Ahlaksız.

Bootlicker : Yalaka. Yağcı. Çanak yalayıcı. Yaltak. Kıç yalayıcı. Yaltakçı. Dalkavuk.

 

Slicked : Düzleştirmek. Düzeltmek. Düzlemek. Kayganlaştırmak. Düzleştirilmiş (saç vb).

Lickers : Yalayıcı. Yalayan kimse veya şey.

Licker : Yalayıcı. Yalayan kimse veya şey.

İngilizce Licked Türkçe anlamı, Licked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Licked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastes : Sopa atmak. Haşlamak. Azarlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Yağ sürmek. Paylamak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Yağlamak. Erimiş yağ dökmek.

Compounded : Takipten vazgeçmek. Birleştirmek. Örtbas etmek. Uzlaşmak. Taksitle ödemek. Çözmek. Anlaşmak. Artırmak. Karışmış.

Beetle : Tokmak. Çakmak. Tokmaklamak. Kakmak. Şahmerdan. Çomak. Tokaç. Böcek. Çıkıntı yapmak.

Become worn : Yalama olmak (vida vb).

Conclude : Hükmetmek. Sona erdirmek. Çözmek. Sonucuna varmak. Bitmek. Sonuç çıkarmak. Sonuçlandırmak. Sonuçlanmak. Sona ermek.

Bring off : Umulmayan bir şeyi başarmak. Zorluklara rağmen başarmak. Başarılı olmak. Getirmek. Başarmak. Alt etmek. Başarıyla yürütmek. Kurtarmak.

Arranges : Yoluna koymak. Sıraya koymak. Hazırlamak. Düzenlemek. Ayarlamak. Kararlaştırmak. Düzeltmek. Aranje etmek. Planlamak.

Beat all hollow : Ezip geçmek (oyunda). Tamamen yenmek.

Batter : Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Yumruklamak. Sert darbelerle vurmak. Yıpratmak. Meyilli olmak (duvar). Paçavraya çevirmek. Vurmak. Süt. Hasara uğramak. Hırpalamak.

Baste : Yağ sürmek. Paylamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Teyellemek. Sopa atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Erimiş yağ dökmek. Yağlamak.

 

Licked synonyms : batters, lap up, accomplishing, adjust, cudgeled, complete, lick, chastise, annihilated, best, give a lick, chastises, basted, clobber, clear up, coming through, graze, achieve, break the back of, arrive, annihilating, adjudicates, carry it off, cudgel, clobbers, arrange, compounding, clinch, bear the bell, come through, beat up, break through, chastised.

Licked zıt anlamlı kelimeler, Licked kelime anlamı

Undefeated : Namağlup. Yenilmemiş. Yenilmez. Mağlup edilmemiş. Fethedilmemiş.