Licks türkçesi Licks nedir

Licks ingilizcede ne demek, Licks nerede nasıl kullanılır?

Lickspittle : Yaltakçı. Yağcı. Yalaka.

Bootlicks : Yaltaklanmak. Yalakalık etmek. Çanak yalamak. Dalkavukluk etmek.

Caslicks vulvoplasty : Caslick operasyonu. Kısraklarda pnömovajina, ineklerde prolapsus vajinaların tedavisinde uygulanan vulvanın üst kommisuradan itibaren değişik oranlarda daraltılması operasyonu.

Clicks : Ses çıkarmak. Anlamak. Sükse yapmak. Şansı olmak. Mandallamak. Şaklatmak. Çıt etmek. Başarmak. Kanı kaynamak. Çıtırdamak.

Cowlicks : Diğerlerinden farklı bir yöne doğru uzamış saç kümesi. Dik duran saç kümesi. Saçın diğer kısmından farklı yönlere doğru uzayan bir tutam saç.

Flicks : Sinema.

Lick granuloma : Yalama granülomu. Özellikle iri cüsseli köpeklerde derinin yalanması ve çiğnenmesinden kaynaklanan kızarıklık, sıyrık ve ülserli hiperkeratotik plakların oluşumuyla belirgin psikojenik deri yangısı, akral kaşıntı nodülü, akral yalama dermatitisi, idiopatik hiperestezi sendromu.

Niblicks : Golf sopası.

Slicks : Düzeltmek. Düzlemek. Çok geniş dişsiz lastik. Düzleştirmek. Kayganlaştırmak.

Spondulicks : Para.

İngilizce Licks Türkçe anlamı, Licks eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Licks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Erosion : Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. Aşınma. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sarsma. Aşındırma. Kemirme.

Celerities : Sürat. Dalga hızı. Çabukluk.

Come through : Kendinden bekleneni yapmak. (bir haber) gelmek. Kendini belli etmek. Sonuca ulaşmak. Başarmak. Geçirmek. Gelmek. İyileşmek. Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak.

Accomplish : Yapmak. Almak (yol, zaman). Sonuçlandırmak. Başarıyla tamamlamak. Başarmak. Tamamlamak. Becermek. Bitirmek. Başarı elde etmek.

Momentums : Hızlanma. İmpuls. Moment. Devinirlik. Momentum. Hareket eden bir cismin kütle ve hızının çarpımıyla elde edilen hareket miktarı. İvme.

Compounding : Takipten vazgeçmek. Örtbas etmek. Uzlaşmak. Artırmak. Bileşik hazırlama. Taksitle ödemek. Anlaşmak. Bileşik faiz hesaplaması. Çözmek. Birleştirmek.

 

Vanquish : Hakkından gelmek. Mağlup etmek. Yenilgiye uğratmak. Mağlubiyete uğratmak. Haklamak. Kırmak (kibir).

Bear down : Ezmek. Güç kullanmak. Kırmak (direnç). Gayret etmek. Çaba harcamak. Bastırmak.

Conquer : Fethetmek. Kazanmak. Zapt etmek. Alt etmek. Zaptetmek. Almak. Galebe çalmak. Zafer kazanmak. Elde etmek.

Graze : Sıyırma. Bere. Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Sıyrık. Eskrim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş. Sıyırmak. Sıyrılmak. Mera.

Licks synonyms : impetus, licking, clobbered, carry it off, lickings, hastes, give a lick, annihilates, beetled, basted, besting, compounded, bat, cudgeled, abrasions, lam, haste, blow away, career, arrive, batters, arranges, adjudicates, bring off, break through, beating up, annihilated, conclude, beat up, thrash, achieve, flail, expeditions.