Lienee türkçesi Lienee nedir

  • Rehin borçlusu.

Lienee ingilizcede ne demek, Lienee nerede nasıl kullanılır?

Alienee : Devir işlemi lehdarı. Ferağ edilen. Mülk devralan. Devir işlemi lehtarı. Kendisine bir mal temlik olunan kimse. Devredilen kimse. Hak sahibi. Kendisine mal devredilen kimse (hukuk terimi). Temlik işlemi lehdarı.

Alienees : Temlik işlemi lehdarı. Ferağ edilen. Devredilen kimse. Hak sahibi. Devir işlemi lehdarı. Kendisine bir mal temlik olunan kimse. Kendisine mal devredilen kimse (hukuk terimi). Mülk devralan. Devir işlemi lehtarı.

Aliener : Devreden. Mülk devreden kimse (hukuk terimi).

Alieners : Mülk devreden kimse (hukuk terimi). Devreden.

Floating lien : (finans) bir şirketin varlıklarına veya spesifik bir varlığı üzerine konulan genel haciz. Dalgalı haciz.

Lienteric : Lienteriye özgü. Bir ishal türü ile ilgili. Lienteri ile ilgili.

Lienable : Menedilebilir (hukuk terimi). El konulabilir.

Liens : İpotek. Geçici haciz. İhtiyati haciz. Rehin.

Lienholder : İhtiyati haciz altına alan kimse. Bir mülkiyetin geçici haciz sahibi olan kimse (hukuk terimi).

General lien : Yasal rehin hakkı. Genel hapis hakkı.

İngilizce Lienee Türkçe anlamı, Lienee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lienee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chorus : Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Koro ekibi. Şarkının koro bölümü. Nakarat. Gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Koro halinde söylenilen bölüm. Koro topluluğu. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Koro (efekti). Revü dans topluluğu.

Verse : Koşuk. Kıta. Dize. Nazım. Dörtlük. Mısra. Şiir. Şiir yazmak. Ayet.

Row : Gürültü yapmak. Sandal gezisi. Gürültü. Kayıkla taşımak. Kürekle donatmak. Sandalla gezdirmek. Kapışma. Sözlü olarak kavga etmek. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavgaya karışmak.

Verse line : Bilgi hattı.

Diagonal : Bir çokgende ardışık olmayan iki köşeyi birleştiren çizgi. Köşegen. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Verev. Köşegenel. Köşeleme. Diyagonal. Çapraz. Yay esnemesi uzaması. Almaçların görüntülük boyunu belirtmekte temel alınan öğe.

Stanza : Dörtlük. Şiir kıtası. Kıta. Kesim.

Header : Balıklama dalış. Besleyici kafası. Bağlantı taşı. Başlık. Bağ. Baş kesme makinesi. Üstlük. Kafa vuruşu. Başlıkçı.

Chorus line : Dansçılar ve şarkıcılar hattı.

Lineup : Zanlı teşhis odası. Düzenleme. Teşhis amacıyla yüzleştirme veya muvacehe. Belirli bir amaç için bir araya gelmiş olan insanlar veya gruplar sayısı. Gerçek suçluyu teşhis etmek icin (karakolda polis tarafindan) şüphelilerin sıraya dizilmesi. Dizi. Bir sıraya dizilmiş insanlar grubu (örn.: kontrol etmek veya kimliği saptamak için). Program. Saf. Teşhis maksadıyla zanlıları veya şüpheli şahısları sıraya dizme.

Laugh line : Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklık. Göz kenarı kırışıklığı. Göz kırışıklıkları.

 

Lienee synonyms : line of verse, actor's line, line of poetry, punch line, gag line, rivet line, opening line, tag line, missive, head, speech, linemen, formation, by line, letter, text, sound bite, rank, dateline, credit line, words, textual matter, orphan, heading, bottom line.

Lienee zıt anlamlı kelimeler, Lienee kelime anlamı

Curve : Eğilmek. Bükmek. Kıvrılmak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kavis çizmek. Dönemeç. Kavisleştirmek. Eğri. Kavis. Eğmek.

Straight line : Düz çizgili. Doğru hat. Düz çizgi. Düz doğru. Doğru.

Lienee antonyms : unbordered.