Ligate türkçesi Ligate nedir
- Bir araya bağlamak.
- Düğümlemek.
- Bağlamak.
- Tutturmak.
- Bağlamak (kan damarını).
Ligate ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary were invited, so they felt obligated to go.
Turkish: Ali ve Mary davet edildiler, bu yüzden kendilerini gitmek zorunda hissettiler.
English: Ali felt obligated to help.
Turkish: Ali yardım etmek zorunda hissetti.
English: You're not obligated to answer that question.
Turkish: O soruya cevap vermek zorunda değilsin.
Ligate ingilizcede ne demek, Ligate nerede nasıl kullanılır?
Ligated : Tutturulmuş. Bağlı. Bir araya bağlanmış. Bağlanmış.
Ligates : Bağlamak (kan damarını). Bir araya bağlamak. Tutturmak. Düğümlemek. Bağlamak.
Colligate : Birleştirmek. Birbirine bağlamak. Bağlamak.
Obligate : Zorunda bırakmak. Zorunlu. Borçlu kılmak. Mecbur etmek. Zorlamak. Zorunlu hale getirmek. Borç altına sokmak. Mecbur. İsteğe bağlı olmayan. Bağlı.
Obligate symbiont : Zorunlu simbiyont. Diğer bir canlıyla simbiyotik ilişki kurmaya fizyolojik açıdan bağımlı olan organizma. Diğer bir canlıyla simbiyotik ilişki kurmaya fizyolojik açıdan zorunlu olan organizma.
Ligation : Bağ. Bağlama veya tutturma eylemi (özellikle kanayan arter). Bağlama. Bağlayan veya tutturan bir şey. Damar bağlama. Bağlama, bağlanma. ligatür konulması. Bağlanma. Ligasyon.
Ligature : Birleştirmeli yazım. Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. Ligatür. Bağlama. Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik. Bağ. Bağlamak. Açılmış bir damarın bağlanması. Kan damarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. açılmış bir damarın bağlanması.
Ligating : Düğümlemek. Tutturmak. Bir araya bağlamak. Bağlamak.
Unobligated : Zorunda bırakılmamış. Söz verilmemiş. Rehin bırakılmamış. Mecbur edilmemiş.
Ligatured : Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik. Bağlama ipi. Bağ. Ligatür. Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. Birleştirmeli yazım. Açılmış bir damarın bağlanması. Bağlamak. Raptetme. Bağlama.
İngilizce Ligate Türkçe anlamı, Ligate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ligate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Code : Simgeler vererek sınıflandırma işlemi. Numaralamak. Şifre. Şifrelemek. Kanun haline getirmek. Veriyi, bir düğüm ya da düğümlenmiş damga takımı kullanarak, özgün biçime yeniden çevirilme olanağı sağlayacak biçimde, çevirmek. bu terim, kimileyin veriyi tümüyle özgün biçime yeniden çevirme olanağı bulunmadığında da kullanılmaktadır. Kot. Düğüm. Şifre ile yazmak.
Affiliates : Evlat edinmek. Birleşmek. Yakınlaşmak. Katılmak. Katmak. Üye olmak. Kabul etmek. Tanımak. Üyeliğe kabul etmek.
Assign : Atamak. Göreve seçmek. Saptamak. Havale etmek. Vermek. Ferağ etmek. Ayırmak. Belirlemek. Bir işe koymak. Pay olarak vermek.
Assigns : Göreve seçmek. Feragat edilen. Vermek. Belirlemek. Devredilen. Atamak. Devretmek. Saptamak. Tahsis etmek.
Affiliating : Katmak. Üye olarak almak. Üye olmak. Üyeliğe kabul etmek. Birleştirmek. Katılmak. Yakınlaşmak. Tanımak. Evlat edinmek.
Attribute to : Bağlamak (bir nedene). (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. İle ilişkilendirmek. (bir olayı bir başkasına) bağlamak. (bir olayı bir başkasına) yormak. Atfetmek. -e mal etmek. Yormak. -e yormak.
Bond : Yüklenmelik. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). İlişki. Bağlanma. Birleşmek. Yapışma. Hoşlanma.
Ties : Berabere kalmak. Evlendirmek. Eşit oy almak. Sınırlamak.
Loop : Döngü (bilişim veya bilgisayar terimi). Takla. İlmik. Dönme. İlmeklemek. Bir izlencede yer alan ve belirli bir koşul gerçekleşmedikçe yeniden uygulanan bir komutlar dizisi. Aynı ses sinyalinin kopyalama yoluyla sürekli tekrar etmesi. elektrik sinyalinin birbirine bağlı bir dizi bileşen üzerinde takip ettiği yol. Kavis.
Ligate synonyms : ligates, affiliate, bandage, anchoring, astricted, affix, binds, attach with, bonding, clasp, attaching, accessed, attach, knots, ligating, arrange, encode, attribute, accessing, tying, tie, bind, looped, braids, astrict, knotting, looping, knot, be hung up on, braid, attaches.
Ligate zıt anlamlı kelimeler, Ligate kelime anlamı
Disjoin : Birleşmesine engel olmak. Ayırmak. Bağları kopmak.
Ligate ingilizce tanımı, definition of Ligate
Ligate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bind around. To bandage. To tie with a ligature.

Bu kısımda Ligate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ligate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ligate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ligate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.