Ligaturing türkçesi Ligaturing nedir

  • [#bağlama bağ Bağlamak].
  • Bağlama.
  • Raptetme.
  • Ligatür.
  • Bağ.
  • Birleştirmeli yazım.
  • Açılmış bir damarın bağlanması.
  • Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik.
  • Bağlama ipi.
  • Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik.

Ligaturing ingilizcede ne demek, Ligaturing nerede nasıl kullanılır?

Ligature : Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik. Bağlama ipi. Ligatür. Açılmış bir damarın bağlanması. Birleştirmeli yazım. Bağ. Bağlama. Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. Kan damarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. açılmış bir damarın bağlanması.

Ligatured : Bağ. Birleştirmeli yazım. Bağlamak. Açılmış bir damarın bağlanması. Ligatür. Bağlama. Bağlama ipi. Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik. Raptetme.

Ligatures : Birleştirmeli yazım. Kan damarlarını bağlamak için kullanılan tel veya iplik. Bağlama. Ligatür. Bağlama ipi. Raptetme. Bağlamak. Açılmış bir damarın bağlanması. Bağ. Kan damarını bağlamak için kullanılan iplik.

Deschamps ligature instruments : Deschamps iğnesi. Daha çok hemostaz sağlamak amacıyla dokuları içine alan ligatürler uygulamak için kullanılan, uçları sivri veya küt aynı zamanda yarım daire biçiminde sağa veya sola bükülmüş iğne.

 

Intestinal ligature test : Enteretoksin üreten e. coli suşlarının tanısında kullanılan deney, lup testi. kültür filtratları, laparotomi yapılarak 8-10 cm’lik bölümler halinde ligatüre edilmiş tavşan bağırsağına enjekte edilerek 24 saat sonra meydana gelen sıvı ve gaz sekresyonuna bağlı olarak biçimlenen şişkinlik pozitif sonuç olarak değerlendirilir. Bağırsak bağlama deneyi.

İngilizce Ligaturing Türkçe anlamı, Ligaturing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ligaturing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bandage : Sarmak. Bandajlamak. Sargı bezi. Yarayı sarmak. Bandaj. Sargı sarmak. Dolamak.

Attribute to : Mal etmek. Bağlamak (bir nedene). Atfetmek. Yormak. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek. -e atfetmek. (bir olayı bir başkasına) bağlamak. -e yormak. -e mal etmek.

Alliances : Akrabalık. Dünürlük. Anlaşma. Antlaşma. Pakt. İttifak. Birleşme. Birlik.

Bonding : Bağlar. Tutturma. Örmek (duvar). Tutturmak. Yapışma. Birleştirme. Bağlanma. Sahil duvarı.

Affiliating : Üye olarak almak. Birleştirmek. Kabul etmek. Tanımak. Üye olmak. Katılmak. Birleşmek. Yakınlaşmak. Evlat edinmek.

Coupling : Bağlayan. Eşleşme. Çiftleşme. Birliktelik. Bir molekülde komşu protonlar arasındaki mıknatıs alanları etkileşimi. özgür köklerin aralarında ortaklaşım bağı oluşturmaları. Manşon. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Motorlu araçlarda devimi oluşturan parçalarla motor arasında birleşmeyi sağlayan parça ya da düzen. Kaplin kenetlenme. Kenetleme.

 

Astrict : Sınırlamak. Tutturmak. Kısıtlamak.

Beginnings : Esas. Baş.

Affiliate : Katılmak. Tanımak. Üye olmak. Evlat edinmek. Kabul etmek. Birleştirmek. Birleşmek. Üye olarak almak. Yakınlaşmak.

Ligaturing synonyms : ligature, bundle, assigns, ligatures, affigere, attachment, bindles, bondings, bond, arrange, attribution, affix, connection, alliance, ligatured, coilers, attach, binder, accessing, affixion, coiler, astricted, packthread, ammunition clip, affixture, attaches, bk, attaching, binding, packthreads, affiliates, binders, affiliations.