Lighthouse türkçesi Lighthouse nedir

Lighthouse ile ilgili cümleler

English: Do you still want to go to the lighthouse?
Turkish: Hâlâ deniz fenerine gitmek istiyor musun?

English: There's the lighthouse.
Turkish: Deniz feneri var.

Lighthouse ingilizcede ne demek, Lighthouse nerede nasıl kullanılır?

Lighthouses : Deniz fenerleri. Fener. Deniz feneri.

Lighthanded : Becerikli.

Lightheaded : Uçarı. Çakırkeyf. Sulu (kimse). Kafası dumanlı. Sersem. Sayıklayan. Gözü kakarmış. Hoppa. Baygın. Başı dönen.

Lightheadedness : Sersemlik. Bayılma hissi. Dengeyi kaybetme. Sersemleme. Baş dönmesi. Uçarılık. Düşüncesizlik.

Lighthearted : Gamsız. Tasasız. Neşeli. Şen. Kaygısız. Karnı geniş. Endişesiz. Keyifli.

Lightheartedness : Kaygısızlık. Gamsızlık. Tasasızlık.

Lightheartedly : Neşeyle. Mutlulukla. Kaygısızca. Neşeli bir şekilde. Endişesizce.

Lightheeled : Atik.

İngilizce Lighthouse Türkçe anlamı, Lighthouse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lighthouse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beacon : Parıldak. Yol gösterici. İşaretlemek. İşaret ışığı. Havaalanlarındaki işaret ışıkları. Uyarı ışığı. Trafik lambası. Alandaki işaret ışıkları. İşaret kulesi.

 

Cresset : Kandil. Meşale.

Beacons : Yol gösteren sinyal. İşaret kulesi. Trafik lambası. Radyofar. İşaret ateşi. Uyarı ışığı.

Glim : Lamba. Zayıf bir ışık vermek. Işık kaynağı. Işık. Göz. Mum.

Flambeaus : Şamdan. Meşale. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Lamp : Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıtaç. Çırağ. Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak. Far. Işık. Kandil. Lamba. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır).

Lanterns : Fanus. Baca. Nefeslik. Sokak lambası.

Beacon light : Geçmekte olan deniz araçlarına uyarı amaçlı olarak ışık gösteren kule. Parıldak. İşaret ışığı. İşaret kulesi.

Lantern : Fanus. Sokak lambası. Nefeslik. Fennüs. Baca. Bir tür ışıklı ve içi köpük doldurulmuş tahta bir şamandıra.

Glims : Zayıf bir ışık vermek. Lamba. Göz. Mum. Işık kaynağı.

Lighthouse synonyms : flambeaux, headlight, lamps, cressets, lampion, pharos, tower, flambeau, lighthouses.

Lighthouse ingilizce tanımı, definition of Lighthouse

Lighthouse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tower or other building with a powerful light at top, erected at the entrance of a port, or at some important point on a coast, to serve as a guide to mariners at night. A pharos.