Liquidity türkçesi Liquidity nedir

  • Değerinde önemli bir azalma olmadan varlıkların kolayca ya da ivedilikle paraya çevrilebilme niteliği.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Paraya çevrilir değer.
  • Bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde çevrilebilme derecesi.
  • Akışkanlık.
  • Sıvılık.
  • Likidite.

Liquidity ingilizcede ne demek, Liquidity nerede nasıl kullanılır?

Liquidity demand money supply curve : Para istemi-para sunumu eğrisi. J. hicks ve a. h. hansen tarafından geliştirilen yata-pata modelinde, para istemi ile sunumunu eşitleyen yani para piyasası dengesini sağlayan faiz oranı – gayrisafi yurtiçi hasıla bileşimlerinin geometrik yeri.

Liquidity preference function : Para istemiyle faiz oranı arasındaki ilişkiyi açıklayan fonksiyon. Likidite tercihi fonksiyonu.

Liquidity premium : Aynı miktar ve özelliklere sahip iki taşınır değer arasındaki likidite farklılıklarından kaynaklanan fiyat farkı. uzun vadeli fon sağlamak için likiditesi düşük taşınır değer satan borçlunun ödediği ek faiz. Likidite primi.

Liquidity ratio : Bir işletmenin kısa dönemde likit varlıklarının cari yükümlülüklerine oranı biçiminde hesaplanan, kısa dönemli borçların ödenebilme gücünü gösteren ölçüt. Likidite rasyosu. Bir bankada mevcut olan nakit para ile o bankaya yatırılan para miktarı arasındaki oran. Arıtım oranı. Eldeki değerlerin kısa süreli borçlara oranı, (likidite oranı = paralar+alacaklar+serbest taşınır mallar toplamının kısa önelli borçlara bölünmesiyle bulunur. bu oranın 1 /1 in üzerinde olması girişimin kısa önelli borçlarının tamamının para ve ivedilikle paraya çevrilebilen değerlerle karşılanabileceğini gösterir). Döner varlıkların kısa vadeli borçlara oranı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Likidite oranı.

 

Liquidity risk : Taşınır veya taşınmaz bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde dönüştürülememe olasılığı. Likidite riski.

Domestic liquidity : Memleketin iç likidite durumu. Memleketin yerli likidite durumu. Ülkenin iç likidite durumu.

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

Excess liquidity : Fazla likidite. Bir bankanın taşımasına müsade edilenden daha fazla miktarda yedek para miktarına sahip olması durumu. Likidite fazlası. Likidite fazlalığı.

Liquidity trap : Likidite tuzağı. İktisadi karar birimlerince faiz oranlarının düşebileceği en düşük düzeye indiğinin düşünüldüğü ve para sunumunu artırarak faiz oranlarını daha fazla düşürmenin mümkün olmadığı, diğer bir deyişle spekülasyon güdüsüyle para isteminin sonsuz olduğu durum. Para miktarının arttırılmasının döviz kuru oranını etkilemediği durum (ekonomi).

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

 

İngilizce Liquidity Türkçe anlamı, Liquidity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liquidity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mobilizations : Taşınma. Mobilizasyon. Seferberlik. Harekete geçirme. Nakil. Nakletme. Seferber etme. Seferber edilme.

Liquidness : Sıvı olma durumu. Akıcılık.

Mobilisation : Taşınma. Nakil. Seferberlik. Seferber etme. Seferber edilme. Nakletme. Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini sefer durumuna getiren, ülkenin ekonomisini ve yönetimini savaş gereklerine uyacak biçime sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Harekete geçirme.

Exchangeability : Birbiriyle değiştirilebilirlik. Takas edilebilirlik. Yerine geçebilirlik. Değiş tokuş edilebilir olma özelliği. Mübadele edilebilirlik. Karşılıklı değiştirilebilirlik. Değiştirilebilirlik.

Fluidness : Akıcı veya akışkan olma özelliği. Kolayca ve yumuşakça akıcı olma özelliği. Akıcılık.

Fluidity : İstikrarsızlık. Akıcılık. Mayilik. Değişkenlik.

Liquidities : Seyyaliyet. Nakit. Nakde çevrilebilirlik. Likit olma özelliği. Cari aktifler. Akıcılık.

Mobilization : Nakil. Taşınma. Mobilizasyon. Harekete geçirme. Seferberlik. Seferber edilme. Seferber etme. Harekete gelme veya getirme.

Interchangeability : Takas edilebilirlik. Birbiriyle değiştirilebilme. Birbirinin yerine geçebilirlik. Değiş-tokuş edilebilirlik. Değiş-tokuşluluk. Birbiriyle değiştirilebilirlik. Degiştirebilirlik. Değiştirilebilirlik. Mübadele edilebilirlik.

Fluidities : İstikrarsızlık. Akıcılık. Değişkenlik. Mayilik.

Liquidity synonyms : fungibility, runniness, mobility, mobilities, interchangeableness, thinness, viscosity.

Liquidity zıt anlamlı kelimeler, Liquidity kelime anlamı

Thickness : Kalınlık. Sıkıcılık. Gürlük. Sıklık. Kesafet. Tabaka. Yoğunluk. Katman. Koyuluk.

Liquidity antonyms : unexchangeability.

Liquidity ingilizce tanımı, definition of Liquidity

Liquidity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or quality of being liquid.