Liquidities türkçesi Liquidities nedir

Liquidities ingilizcede ne demek, Liquidities nerede nasıl kullanılır?

International liquidities : Bir ülkenin ödemeler dengesi sorununu gidermede ulusal para yetkeleri tarafından kullanılabilecek mevcut altın, döviz, uluslararası para fonu rezerv pozisyonu ve özel çekme haklarından oluşan uluslararası ödeme araçları. Uluslararası rezervler.

Liquidity : Sıvılık. Likidite. Bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde çevrilebilme derecesi. Akışkanlık. Paraya çevrilir değer. Değerinde önemli bir azalma olmadan varlıkların kolayca ya da ivedilikle paraya çevrilebilme niteliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Liquidity demand money supply curve : Para istemi-para sunumu eğrisi. J. hicks ve a. h. hansen tarafından geliştirilen yata-pata modelinde, para istemi ile sunumunu eşitleyen yani para piyasası dengesini sağlayan faiz oranı – gayrisafi yurtiçi hasıla bileşimlerinin geometrik yeri.

Liquidity preference function : Likidite tercihi fonksiyonu. Para istemiyle faiz oranı arasındaki ilişkiyi açıklayan fonksiyon.

Liquidity premium : Likidite primi. Aynı miktar ve özelliklere sahip iki taşınır değer arasındaki likidite farklılıklarından kaynaklanan fiyat farkı. uzun vadeli fon sağlamak için likiditesi düşük taşınır değer satan borçlunun ödediği ek faiz.

 

Liquidity trap : İktisadi karar birimlerince faiz oranlarının düşebileceği en düşük düzeye indiğinin düşünüldüğü ve para sunumunu artırarak faiz oranlarını daha fazla düşürmenin mümkün olmadığı, diğer bir deyişle spekülasyon güdüsüyle para isteminin sonsuz olduğu durum. Likidite tuzağı. Para miktarının arttırılmasının döviz kuru oranını etkilemediği durum (ekonomi).

Coefficient of immediate liquidity : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Mütedavil kıymetlerin derhal paraya çevrilme oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

Liquidity risk : Taşınır veya taşınmaz bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde dönüştürülememe olasılığı. Likidite riski.

First degree liquidity assets coefficient : Birinci derecede likidite katsayısı. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı.

Bank liquidity reguirement : Bankaların yükümlülükleri karşılığında kasalarında tutmak zorunda oldukları nakit para veya nakde kolay çevrilebilir karşılıklar. Kasa parası.

İngilizce Liquidities Türkçe anlamı, Liquidities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liquidities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Current assets : Dönen varlık. Aktifler. İşletmenin etkinliğini sürdürmede kullandığı nakit para ile bir yıl içerisinde paraya dönüştürülebilir varlıkların toplamı. Cari kıymetler. Mütedavil kıymetler. Dönen kıymetler. Cari varlıklar. Likit varlıklar. Likit mevcudu. Dönen varlıklar.

Mobilities : Devingenlik. Hareket kabiliyeti. Devinim. Değişkenlik. Hareketlilik. Oynaklık. Taşınırlık. Gezerlik.

Bankrolling : Finanse etmek. Hazır para. Parasal kaynak sağlamak. Para destesi.

Good money : Geçerli para. Değişim değeri ile mal değeri arasındaki fark çok küçük olan, diğer bir deyişle piyasa değeri değişim değerinden büyük olan altın gibi madeni para. Çok para. Büyük para miktarı. İyi para.

Liquidity : Bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde çevrilebilme derecesi. Değerinde önemli bir azalma olmadan varlıkların kolayca ya da ivedilikle paraya çevrilebilme niteliği. Paraya çevrilir değer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Fluence : Akış.

Mobilization : Seferber etme. Harekete gelme veya getirme. Nakil. Nakletme. Seferber edilme. Taşınma. Seferberlik. Mobilizasyon.

In specie : Fiilen. Nakit olarak. Nakden.

Groining : Taş seti. İki kemerin birleştiği kenar. Mahmuz. İki kemerin birleştiği nokta. Dalgakıran. Kasık. Set. Nedenlerin açıklaması. Kıyı koruyucu şedde.

Fluidity : İstikrarsızlık. Mayilik. Değişkenlik.

Liquidities synonyms : glibber, hard cash, groins, hard money, mobilizations, cash, bankroll, cashes, fluffiness, liquidness, glib, fluencies, groin, fluidness, money, facileness, easiness, fluidities, groyne, bankrolled, continuities, glibness, glibbest, bankrolls, continuity, mobilisation, fluency, floating assets, mobility, viscosity.