Coefficient of immediate liquidity türkçesi Coefficient of immediate liquidity nedir

  • Mütedavil kıymetlerin derhal paraya çevrilme oranı.
  • Birinci derecede likidite katsayısı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı.

Coefficient of immediate liquidity ingilizcede ne demek, Coefficient of immediate liquidity nerede nasıl kullanılır?

Coefficient : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Ortak etmen. Faktör. İşbirliği yapan. Sabite. Koefisyan. Emsal. Katsayı.

Of : -nin. -den. -li. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. -nın. Yüzünden. İle ilgili. Karşı. -in.

Immediate : Acele. Hemen ardından gelen. En yakın olan. Mübrem. Derhal. Dolaysız. Anlık. Derhal olan. Şu an ki. Şimdiki.

Liquidity : Paraya çevrilir değer. Değerinde önemli bir azalma olmadan varlıkların kolayca ya da ivedilikle paraya çevrilebilme niteliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir varlığın hızlı ve kolay bir biçimde nakde çevrilebilme derecesi. Sıvılık. Akışkanlık. Likidite.

Coefficient of absorption : Absorpsiyon katsayısı. Soğurum katsayısı.

Coefficient of concordance : Sıralayıcı ölçekle elde edilmiş ölçümler arasindaki uyuşma düzeyini gösteren sayısal değer. Anlaşma katsayısı. Uyum katsayısı.

 

Coefficient of contingency : Olabilirlik katsayısı. Olumsallık katsayısı. Bulunmuş bir ki-kare değerinin içerdiği bağıntı düzeyini saptamak ve bağıntısızlık durumunda sıfıra, tam bağıntı durumundaysa değişken seçeneklerinin sayısına göre bir üst sınıra eşit çıkan değer. Şarta bağlılık katsayısı. İhtimaliyet katsayısı. Kontenjans katsayısı.

Coefficient of association : Birliktelik katsayısı.

Coefficient of ambiguity : Thurstone anlak ölçeğinin kuruluşu sırasında ölçeği oluşturacak- sınarları saptamak amacıyla başvurulan ve ölçek konumu üzerinde yargıcıların yeterince uyuşamadığı ya da birbirinden uzak kümeler içine yerleştirilerek geniş bir yayılma gösterdiği durumda, ilgili sınarın elenmesini gerektiren ölçüm. bk. eşit görünen aralık ölçeği. Belirsizlik katsayısı.

İngilizce Coefficient of immediate liquidity Türkçe anlamı, Coefficient of immediate liquidity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coefficient of immediate liquidity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Coefficient of immediate liquidity synonyms : a change in supply, a type mutual funds, a shift in individual demand, abnormal budget, a change in individual demand, a pass through certificate.