Litigates türkçesi Litigates nedir

  • Dava açmak.
  • Mahkemeye başvurmak.
  • Dava ikame etmek.
  • Dava etmek.

Litigates ingilizcede ne demek, Litigates nerede nasıl kullanılır?

Litigate : Dava ikame etmek. Mahkemeye başvurmak. Dava açmak. Dava etmek.

Litigated : Dava açmak. Dava ikame etmek. Mahkemeye başvurmak. Dava etmek.

Litigating : Dava ikame etmek. Dava açmak. Mahkemeye başvurmak. Dava etmek.

Litigation : Hukuk davası. Hukuki ihtilaf. Dava. Dava açma. Ticari anlaşmazlıkların dava açma yoluyla çözümlenmeye çalışılması. Dava etme. Dava ikamesi. Davalar.

Litigations : Ticari anlaşmazlıkların dava açma yoluyla çözümlenmeye çalışılması. Hukuk davası. Hukuki ihtilaf. Dava ikamesi. Dava. Davalar. Dava açma. Dava etme.

Litigants : Davacı. Dava tarafı olan. Dava eden.

Litiginous : Davalı.

Litigious : Kavgalı. Çekişmeli. Dava meraklısı. Davaya ait. Münazaalı. Kavgacı. Dava konusu olabilir. İhtilaftı. Davalı. İhtilaflı.

Litigant : Davacı. Dava eden. Dava tarafı olan.

Litigable : Dava açılabilir. Davacı olunabilir (hukuk terimi).

İngilizce Litigates Türkçe anlamı, Litigates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Litigates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excuse : Kusuruna bakmamak. Göz yummak. Mazur görmek. Affeylemek. Muaf tutmak. Bahane. Mazur göstermek. İzin vermek. Mazeret. Hoşgörmek.

 

Commences : Start almak. Doktora derecesi almak. Başlamak. Start vermek. Açmak. Başlatmak. Yüksek lisans almak.

Filer : İdaho eyaletinde şehir. Dosya katibi. Belirli bir düzende dökümanları veya evrakları dosyalayan kimse. Bir dosyayı düzeltip parlatan kimse.

Accuse : İtham etmek. Suçlamak. Suçlama yöneltmek. Suçlamada bulunmak.

Pleads : Yalvarmak. Savunmak. Rica etmek. Dilemek. Bahane etmek. Özür dilemek. Minnet etmek. Açıklamak. Duyurmak.

Claimed : Israr etmek. Sahip çıkmak. İddia etmek. Talep etmek. Hak iddia etmek. İstemek.

Call : Adlandırmak. Davet etmek. Bağırmak. Telefonda konuşmak. Çağrı. Telefon etmek. Uğramak. Söylemek. Çağrıda bulunmak.

Palliate : Yatıştırmak. Örtbas etmek. Teskin etmek. Hafifletmek (hastalık veya zorluk vb'ni). Hafifletmek. Önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni). Mazur göstermek. Dindirmek.

Complains : Yakınmak. İhbar etmek. Sızlanmak. Söylenmek. Şikayetçi olmak. Şikayet etmek.

Litigates synonyms : plaintiff in error, prevailing party, litigate, commence, proceed, litigating, litigant, bring an action, appellant, complained, suspect, claim, apologise, complain, plead, commenced, plaintiff, party, deraign, bring a lawsuit, defendant, pled, justify, complainant, rationalise, pleaded, enter an action, apologize, claims, bring an action against, charge with, extenuate, sue.

Litigates zıt anlamlı kelimeler, Litigates kelime anlamı

Plaintiff : Müşteki. Dava eden. Davacı. Şikayetçi. Müddei.

Defendant : Sanık. Zanlı. Maznun. Davalı. Müddeialeyh. Müdafi.

Unmitigated : Katıksız. Azalmamış. Hafiflemeyen. Daniska. Dinmeyen. Hafiflememiş. Tam anlamıyla. Tam.