Lizozom nedir, Lizozom ne demek

Lizozom; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. Golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. Hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. Lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.

Teknik terim anlamı:

Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel.

Lizozom hakkında bilgiler

Lizozom, ökaryotik hücrelerin sitoplazmasında bulunan, zarla çevrili, genellikle küçük, yuvarlak ve çapları 0,2-0,8 mikron arasında değişen yapılardır. İçerikleri asidiktir ve çeşitli sindirici enzimler içerirler. Lizozomlar Christian de Duve tarafından,hücrenin elektron mikroskobuyla incelenmesi sonucu bulunmuştur. De Duve, lizozomları tek kat zarla çevrelenmiş, içi homojen olmayan yoğun materyalle dolu oluşumlar olarak tanımladı. Araştırmalarla bunların içinde asit pH'de etkili 10-12 çeşit hidrolitik enzimler bulunmuşur. Bunlar arasında asit fosfataz, asit ribonukleaz, asit lipaz, kollagenaz vb. enzimler vardır. Lizozomlar, eritrositler dışındaki tüm memeli hücrelerinde görülürler. Bitki ve mantar türlerinde lizozomların işlevleri litik kofullar tarafından görülür. Lizozomlar, hücre içinde Golgi aygıtına çok yakın bölgede granüller biçiminde belirir ve birim zarla kuşatılır, çünkü enzimleri Golgi aygıtı tarafından üretilir. Bunların endoplazmik retikulumu ya da Golgi aygıtında meydana geldiği saptanmıştır. Herhangi bir nedenden dolayı lizozom zarı yırtılırsa içindeki sindirim enzimleri sitoplazmaya dağılır ve hücre sindirilir. Bu olaya otoliz ve lizozomun dokuyu sindirmesine da histoliz denir. Lizozom zarı hidrojen iyonlarını sitozolden lizozom lümenine pompalayarak,içerideki pH'nın pH 5'te tutulmasını sağlar. Lizozomlar yaklaşık olarak 0,5 mikron çapında lipoprotein yapıda bir zarla çevrilidir. İçerisinde genellikle sindirimde kullanılan bazı enzimler vardır. İlk olarak bir farenin karaciğerinde keşfedilmiş, daha sonra alyuvarlar hariç diğer bütün hayvan hücrelerinde, özellikle vücut savunmasında görev alan akyuvarlarda ve de makrofajların içerisinde daha çok sayıda bulunduğu gözlenmiştir. Böyle olmasının sebebi makrofajların ve de akyuvarların vücut içerisinde karşılaştıkları yabancı maddeleri fagositoz yoluyla içlerine alıp sindirmelerinden kaynaklanır. Bunların dışında mantarlarda ve de mayalarda da benzeri organellerin olduğu saptanmıştır. Bakterilerdeyse lizozoma rastlanmamaktadır. Ancak içlerinde bazı sindirim enzimlerine rastlanmıştır.

 

Lizozom anlamı, kısaca tanımı

 

Lizozomal depo hastalığı : Lizozomal enzimlerin yetersizliği sonucu, lizozomlarca yıkımlanması gereken maddelerin yıkımlanmaması ve hücrelerde birikmesiyle belirgin hastalık

Endoplazmik retikulum : Ökaryotik hücrelerin sitoplazması içinde kompleks, üç boyutlu yapıya sahip zar kanallarının labirentli bir yapı oluşturmasıyla zardan başlayarak çekirdeğe doğru uzanan çift zardan oluşmuş, salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınmasıyla görevli olan zarlarının stoplazmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı veya ribozomsuz olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi. (Yun, endon: içinde; plasma: şekil) Ökaryot hücrelerde çekirdeğin dış zarı ile devamlı olan ve içinde devamlı bir aralık, lümen bulunan iç zar sistemi. Salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınması ile görevli olan, zarlarının sitoplâzmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı (granüllü endoplâzmik retikulum, gER, RER) ya da ribozomsuz (granülsüz, agranüler, düz endoplâzmik retikulum, aER, dER, SER) olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi.

Elektron mikroskobu : Normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kez net büyütebilen özel mikroskop.

Hücre içi sindirim : Süngerlerde olduğu gibi sindirim olayının hücreler içinde meydana gelmesi. İntrasellüler sindirim. Büyük moleküllü besinlerin, hücre içerisine alınarak daha küçük yapı taşlarına ayrılması, intrasellüler sindirim.

Golgi kompleksi : Golgi aygıtı. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, zarlardan yapılmış birkaç tane iç içe yassı keseler şeklinde, toplu ya da dağınık hâlde bulunan, lipoproteinlerin ve karbohidratların sentezinde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel teşekkülünde görev yapan bir organel. Granüllü endoplazmik retikulumdan kopan parçaların birleştiği yassı Golgi kesesi cis Golgi retikulum olarak, en dış bağımsız keseler cis Golgi, en iç keseler trans Golgi, ikisi arasındaki keseler medial Golgi, en içte küçük zar keselerin koptuğu yassı keseler ise trans Golgi retikulum olarak adlandırılır. Golgi cihazı, Golgi aygıtı, diktiyozom. Golgi cisimciği.

Asit fosfataz : Memelilerde prostat, karaciğer, alyuvarlar, trombositler ve kemikte bulunan asit ortamlarda monofosfat esterlerinden ortofosfatın ayrılmasını katalizleyen hidrolaz sınıfından bir enzim, ACP. Plazma düzeyleri prostat kanserinde yükseldiğinden prostat kanserinin tanısında kullanılır.

Yabancı madde : Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde.

Golgi aygıtı : Ökaryotik hücrelerin kompleks bir hücre içi organeli olan, vakuol ve veziküllerle bağlantı oluşturan ve sisterna denen sayısız düz keseleri kapsayan, proteinlerin oluşmasından sonra modifiye edilmesinde görev yapan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve diğer maddelerin karbonhidrat yan zincirlerinin oluşturulduğu yer, golgi aparatı, golgi cihazı, golgi kompleksi. [Bakınız: Golgi kompleksi]. (Golgi: İtalyan Histoloji bilgini) Sitoplâzmada toplu ya da dağınık halde bulunan, lipoprotein kapsayan ve salgı ile ilgili olan tane, ağ ya da sopa biçiminde görülen bir organel.

Lipoprotein : Basit bir protein ile daha yüksek bir yağ asidinden oluşan kompleks yapı. Kanda lipitlerin taşınmasını sağlayan bir proteinle bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen organik bir madde. Kimyasal bileşimi bakımından hem lipoyid hem protein kapsayan maddeler.

Kollagenaz : Bazı bakterilerde bulunan ve özel olarak kollageni parçalayan enzim grubundan herhangi biri.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze-dışı].

Hidrolitik : Hidroliz yapan. Hidrolizle ilgili, hidrolize neden olan, hidroliz yapıcı.

Sindirilme : Sindirilmek işi.

Metamorfoz : Başkalaşma.

İncelenme : İncelenmek işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

Eritrosit : Alyuvar.

Diğer dillerde Lizozom anlamı nedir?

İngilizce'de Lizozom ne demek ? : lysosome, iysosome, lysosoma