Endoplazmik retikulum nedir, Endoplazmik retikulum ne demek

Endoplazmik retikulum; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun, endon: içinde; plasma: şekil) Ökaryot hücrelerde çekirdeğin dış zarı ile devamlı olan ve içinde devamlı bir aralık, lümen bulunan iç zar sistemi. Salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınması ile görevli olan, zarlarının sitoplâzmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı (granüllü endoplâzmik retikulum, gER, RER) ya da ribozomsuz (granülsüz, agranüler, düz endoplâzmik retikulum, aER, dER, SER) olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi.

Teknik terim anlamı:

Ökaryotik hücrelerin sitoplazması içinde kompleks, üç boyutlu yapıya sahip zar kanallarının labirentli bir yapı oluşturmasıyla zardan başlayarak çekirdeğe doğru uzanan çift zardan oluşmuş, salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınmasıyla görevli olan zarlarının stoplazmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı veya ribozomsuz olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi.

Endoplazmik retikulum hakkında bilgiler

Endoplazmik retikulum hücrede bulunan, veziküller, tüpler ve sisternalardan oluşmuş bir organeldir. Bu organel çeşitli işlevlerden sorumludur: membran proteinlerinin veya bir membran içinden geçerek (hücre dışına veya membran çevrili bir organelin içine) salgılanacak olan proteinlerin çevrimi, katlanması ve taşınması; kalsiyum depolanması; ve bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması. 1845 yılında Keith R. Porter, Albert Claude, ve Ernest F. Fullam in 1945, elektron mikroskobu ile yaptığı çalışmalarda, hücre sitoplazmasının dantel şeklinde bir ağ manzarası görünümünde olduğunu saptamıştır. Bu ağ yapı hücrenin ektoplazmasında görülmediği için bu araştırmacılar buna endoplazmik retikulum (plazma içi ağı) adını vermişlerdir.matriks ise koful sisteminin dışında, yani kofullar arasında kalan alanı doldurur. Endoplazmik retikulum,Golgi aygıtı ve lizozomun oluşturduğu yapıya endoplazmik vakuol sistemi adı verilir. Endoplazmik retikulumun zarınin kalınlığı 50-60 Å kadardır. Kalınlığı hücre zarından az olduğu halde aynı yapıyı gösterir. İki koyu ve arasında bir açık renk tabakadan yapılmıştır. Endoplazmik retikulumu bir kargo sistemine benzetilebilir. Hücre içinde ve hücre dışına proteinleri taşımayı sağlar. Aynı zamanda bazı hücrelerde glikojen, steroidler, ve diğer makromolekülleri depolar.

 

Endoplazmik retikulum anlamı, tanımı

Endo : İç, içinde, içte olan

Retikulum : [Bakınız: börkenek]. Börkenek.

Düz endoplazmik retikulum : Granülsüz endoplazmik retikulum. [Bakınız: granülsüz endoplâzmik retikulum].

Granüllü endoplazmik retikulum : Ökaryot hücrelerin sitoplâzmasında üzerlerinde ribozom taşıyan, dağınık ya da kümeler hâlinde bulunan, sentezlenen salgı ya da zar proteinlerinin taşınmasında, depolanmasında görev yapan, yassı keseler hâlinde görülen bir organel. Ökaryot hücrelerin stoplazmasında bulunan, üzerlerinde ribozom taşıyan, dağınık veya kümeler durumunda bulunan, sentezlenen salgı veya zar proteinlerinin taşınmasında, depolanmasında görev yapan, yassı keseler hâlinde görülen bir organel. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında üzerlerinde ribozom taşıyan dağınık veya kümeler durumunda bulunan, sentezlenen salgı veya zar proteinlerinin taşınmasında görev yapan, yassı keseler durumunda görülen bir organel.

 

Granülsüz endoplazmik retikulum : Ökaryot hücrelerin sitoplâzmasında bulunan, üzerlerinde ribozom bulunmayan, genellikle küçük kesecikler şeklinde dağınık ya da belli bölgelerde toplanmış görülen, steroit, lipit ve karbohidrat sentezleyen hücrelerde bol bulunan bir organel. Düz endoplâzmik retikulum, agranüler endoplâzmik retikulum. Ökaryot hücrelerin stoplazmasında bulunan, üzerlerinde ribozom bulunmayan, genellikle küçük kesecikler biçiminde dağınık veya belli bölgelerde toplanmış görülen steroit, lipit ve karbonhidrat sentezleyen hücrelerde bol bulunan bir organel. Düz endoplazmik retikulum, agranüler endoplazmik retikulum. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında bulunan, üzerlerinde ribozom bulunmayan, genellikle küçük kesecikler biçiminde dağınık veya belli bölgelerde toplanmış görülen steroit, lipit ve karbonhidrat sentezleyen hücrelerde bol bulunan bir organel, düz endoplazmik retikulum.

Elektron mikroskobu : Normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kez net büyütebilen özel mikroskop.

Makromolekül : İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller. Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.

Araştırmacı : Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.

Ektoplazma : Dış plazma. [Bakınız: dış plazma]. [Bakınız: dış-plâzma].

Hücre dışı : Hücre zarının dışında. Ekstrasellüler. [Bakınız: göze-dışı].

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

Üç boyutlu : Eninden ve boyundan başka derinliği de olan, üç buutlu.

Bir aralık : Bir ara.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Depolanma : Depolanmak işi.

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

Diğer dillerde Endoplazmik retikulum anlamı nedir?

İngilizce'de Endoplazmik retikulum ne demek ? : endoplasmic reticulum