Lysosoma türkçesi Lysosoma nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Lizozom.
  • Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.

Lysosoma ingilizcede ne demek, Lysosoma nerede nasıl kullanılır?

Lysosomal storage disease : Lizozomal depo hastalığı. Lizozomal enzimlerin yetersizliği sonucu, lizozomlarca yıkımlanması gereken maddelerin yıkımlanmaması ve hücrelerde birikmesiyle belirgin hastalık.

Lysosome : Lizozom. Erit hücre. Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel.

Autolysosome : Hücresel atık maddelerin parçalanmasında rol oynayan ikincil lizozom tipi. Otolizozom.

Cytolysosome : Sitolizozom. Hücrenin hayatı sırasında, artık kullanılmayan bazı hücre organellerinin parçalanmak üzere lizozomlarla yaptığı birleşme ile teşekkül eden yapı; kimyasal bir madde veya soğuk etkisiyle bazı hücrelerin sitoplazmasında ortaya çıkan, merkezinde yoğun bir yapı bulunan, asit fosfataz aktivitesi gösteren, bazen otofajik vakuol veya sekonder lizozom olarak da adlandırılan, normal lizozomlardan daha büyük yapı. sitolizom.

 

Phagolysosome : Fagozomla, lizozomun birleşmesinden oluşan sitoplazmik kesecik. Fagolizozom. Fagozom ve lizozomun birleşmesiyle oluşan ve hücre içi sindirimin gerçekleştiği yer. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fagozom ve lizozomun birleşmesiyle oluşan ve alınan maddenin hücre içi sindirimininin gerçekleştiği yer.

Lysophosphoglyceride : Lizofosfogliserit. Gliserofosfolipitlerdeki iki yağ asidinden birinin hidrolitik ayrılmasıyla oluşan yapı. yüksek konsantrasyondaki lizofosfogliseritler zar yapısını bozacağından hücrenin parçalanmasına neden olur.

Lysol : Çözülme. Lizol. Krezolun sabunlaştırılmış bezir yağı ve diğer yağlar içinde % 50 oranındaki karışımı.

Lysogenesis : Lizojenez. Lizogenez. Hücre ya da maddelerin parçalanması ya da çözülmesi faaliyeti.

Lysogenic bacteria : Fajla enfekte olmuş fakat yaşamaya devam eden bakteriler. Lizogenik bakteriler.

Lysogen immunity : Lizogen bağışıklık. Bir profajın, aynı bakteride bir başka fajın yerleşmesini önleme yeteneği.

İngilizce Lysosoma Türkçe anlamı, Lysosoma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lysosoma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Iysosome : Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Lysosoma synonyms : mimosoideae, subfamily mimosoideae, cell organ, cell organelle, genus lysiloma, lysiloma bahamensis, lysiloma latisiliqua, sabicu, wild tamarind, rosid dicot genus, lysiloma sabicu, abdominal pain, abdomen, a c deformity, organelle, abdominal distention, lysosome, a dna, a clay, abdominal fat necrosis.