Lob türkçesi Lob nedir

  • Havaya doğru vurulmuş top.
  • Bir oyuncunun, karşı takım oyuncularının kesemeyeceği bir biçimde topu havalandırarak kendi takım arkadaşlarından birine aktarması.
  • Aşırma.
  • Aşırtma.
  • Yavaş at.
  • Topu havaya vurmak.
  • Atmak.
  • Havaya atılmış top.
  • Uğramak.
  • Yavaş atılan top.
  • Havaya doğru vurmak.
  • Tenis, futbol alanlarında kullanılır.
  • Ağa yakın duran karşı oyuncunun üzerinden topu aşırıp arkasına düşürme.
  • Hantalca koşmak.
  • Havaya atmak.

Lob ile ilgili cümleler

English: Ali has been waiting patiently in the lobby for three hours.
Turkish: Ali üç saattir lobide sabırla bekliyor.

English: Ali can wait in the lobby.
Turkish: Ali lobide bekleyebilir.

English: Ali asked Mary to wait in the lobby.
Turkish: Ali Mary'nin lobide beklemesini rica etti.

English: Ali and three other people are waiting in the lobby.
Turkish: Ali ve diğer üç kişi lobide bekliyor.

English: Ali asked Mary to meet him in the lobby.
Turkish: Ali Mary'den onu lobide karşılamasını istedi.

Lob ingilizcede ne demek, Lob nerede nasıl kullanılır?

Lob volley : Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu. Uçara aşırma.

Lobar : Loba ilişkin. Loplu. Lober. Lop ile ilgili.

Lobar pneumonia : Lober pnömoni. Loplarının büyük bir kısmının yaygın ve bir örnek olarak etkilendiği akciğer yangısı. fibrinli akciğer yangısı.

 

Lobaris : Loba ait, lopla ilgili olan. Lobaris.

Lobate : Yumru gibi. Loplara benzeyen.

Lobbed : Lob. Uğramak. Havaya atmak. Havaya doğru vurulmuş top. Havaya doğru vurmak. Atmak. Yavaş at. Hantalca koşmak. Havaya atılmış top. Yavaş atılan top.

Lobbies : Lobi oluşturmak. Kulis yapmak. Görüşme yapmak.

Lobbyer : Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışan kimse. Lobici. Lobi faaliyetleri yürüten kimse.

Lobby : İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü. Girişlik. Kulis yapmak. Antre. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gezinek. Oturma yeri. Hol.

Lobbied : Kulis. Lobi. Kulis yapmak. Antre. Lobi yapmak. Lobicilik yapmak. Lobi oluşturmak. Görüşme yapmak. Lobi faaliyeti yürütmek. Dehliz.

İngilizce Lob Türkçe anlamı, Lob eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lob ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Return : Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. Geri göndermek. Getiri. Dönmek. İade. Dönüş. Rövanş. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş. Hasılat. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir.

 

Catapults : Mancınıkla atmak. Sapan. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Vurmak. Mancınık. Fırlatmak. Katapült uçak.

Filching : Aşırmak. Çalmak. Yürütmek.

Catapulted : Sapan. Mancınıkla atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınık. Vurmak. Fırlatmak. Katapült uçak.

Cribs : Bebek yatağı. Kopya. Ağaç sandık engeller. Kulübe. Ahır. Çocuk yatağı. Yemlik. Beşik. Ev.

Calling on : İstemek. Başvurmak. Ziyaret etmek. Önünde söylemek.

Call at : Ziyaret etmek.

Cashiering : Kasadar. Kovmak. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Veznedar. Vezneci (bankada). İşine son vermek. Kasa. Kasiyer.

Drop by : Ayaküstü ziyaret etmek. Yolu düşmek. Habersizce kısa bir ziyarette bulunmak. Habersiz uğramak. Geçerken ziyaret etmek. Şöyle bir uğramak. Geçerken uğramak.

Call upon : Hatırlatmak. Başvurmak. Ziyaret etmek. Ödenmesini talep etmek. İstemek. Önünde söylemek. Rica etmek. Ziyarette bulunmak.

Lob synonyms : pantile, lobbed, pilferage, plagiarism, lobs, plagiarised, call, cashiered, cashier, coming over, chuck, skyed, axe, call on, passing over, come in for, drop in at, chuck away, lobbing, catapulting, crib, abstractions, drop in, toss up, send up, plagiarisms, catapult, come round, pinching, cast aside, drop around, by pass, picking.

Lob ingilizce tanımı, definition of Lob

Lob kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dull, heavy person. [Bakınız: Cob]. The European pollock. To let fall heavily or lazily. Specif., an (often gentle) stroke which sends a ball up into the air, as in tennis to avoid a player at the net. The act of lobbing.