Located türkçesi Located nedir

  • Yeri tayin edilmiş.
  • Var olan.
  • Yerleştirilmiş.
  • Yerleşik.
  • Yerleşmiş.
  • Değişmeyen.
  • Tespit edilmiş.
  • Bulunmuş.
  • Kain.

Located ile ilgili cümleler

English: Ceres is located 415 million kilometers from the Sun and revolves around the Sun in an orbit between Mars and Jupiter.
Turkish: Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.

English: Canada and Mexico are both located along the US borders.
Turkish: Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri sınırları boyunca yerleşmiştir.

English: Canada is located in North America.
Turkish: Kanada Kuzey Amerika'da yer almaktadır.

English: Brazil is located in South America.
Turkish: Brezilya, Güney Amerika'da yer alır.

English: A police helicopter located Dan's car.
Turkish: Bir polis helikopteri Dan'ı arabasının yerini tespit etti.

Located ingilizcede ne demek, Located nerede nasıl kullanılır?

Be located in : Kain olmak. Yer almak.

Be centrally located : Şehrin merkezinde bulunmak. Merkezi bir yerde olmak.

Be located : Yerleşik bulunmak. Yerleştirilmek. Bulunmak. Yerleşmiş olmak. Tespit edilmek. Yeri saptanmak.

Allocated : Tahsis edilmiş. Ayrılmış. Ayrıldı. Ayırmak. Paylaştırmak. Bölüştürmek.

Allocated inventory : Ayrılmış envanter. Belirli bir düzen veya sözleşme yapılmış bir için önceden ayrılmış olan envanter.

 

Allocated quota : Kota kapsamındaki mallardan belirli bir miktar dışalım yapabilmek için dışalımcıya verilen özel bir izin belgesi. krş. global kota 1. Tahsisli kota.

I dislocated my toe : Ayak parmağım çıktı.

Reallocated : Yeniden tahsis etmek.

I dislocated my arm : Kolum çıktı.

Dislocated : Çıkık. Yerinden çıkmış (eklem vb).

İngilizce Located Türkçe anlamı, Located eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Located ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prescriptive : Kuralcı. Yapılagelen. Buyuran. Zaman aşımına uğramış. Emreden. Öngören. Kural koyucu. Sıkı kurallar koyan. Zaman aşımı ile kazanılmış.

Dug up : Meydana çıkarışmış. Gün yüzüne çıkarılmış. Belirsizliği giderilmiş. Keşfedilmiş.

Set : Koyulaştırmak. İçten olmayan. Kurulmuş. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Dikkat komutu. Belirli. Azimli. Takım. Oluşup gelişmek (meyve veya tohum). Kalkan.

Invariably : Değişmeden. Her durumda. Devamlı. Hep. Aynı şekilde. Değişmeyerek. Her zaman. Sürekli olarak.

Substantials : Önemli. Azımsanmayacak (sayı veya miktar). Değerli. Oldukça zengin. Mühim. Çok doyurucu (yemek). Maddi. Varlıklı. Çok tatmin edici (maaş).

Contrived : Danışıklı. Yapmacık. Uyduruk. Başarılmış. Zoraki. Zahmetli. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış. Uydurma. Yapay.

Embed in : İçine iyice yerleştirmek.

Unchanging : Değişmez. Dural.

Built in : Gömme. Dahili. İçinde var olan.

Localized : Sınırlandırılmış. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localised). Yerel. Yerelleşmiş. Lokal. Sınırlı. Belirli bir yere mahsus olan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerelleştirilmiş.

 

Located synonyms : substantial, entrenched, implanted, nonmigratory, steadfast, confirmed, constituted, rooted, embed with, timeless, invariable, changeless, permanent, localised, embedded, onboard, changelessly, routine, finding, established, laid, based, fitted, unswerving, placed, invariant, intrinsic, settled, ongoing, existential, on board, in existence, domicilled.

Located zıt anlamlı kelimeler, Located kelime anlamı

Unsettled : Yerleşilmemiş. Kararlaştırılmamış. Huzursuz. İstikrarsız. Değişken. Yerleşmemiş. Belirsiz. Tedirgin edilmiş. Henüz yerleşilmemiş. Tedirgin.