Logics türkçesi Logics nedir

Logics ingilizcede ne demek, Logics nerede nasıl kullanılır?

Fuzzy logics : Klasik mantığa karşın zaman ve olasılık gibi değişken faktörleri göz önünde bulunduran mantık. Bulanık mantık. Hatları belirsiz mantık.

Biologics : Biyolojik ürünler.

Logic board : Mantıksal kart. Mantıksal çevrim kartı.

Logic bomb : Yazılım bombası.

Logic circuit : Mantık çevrimi. Mantık devresi. Lojik devre. Mantıksal işlemler gerçekleştiren tümleşik devre.

Logic error : Mantıki hata. Mantık hatası.

Logic flowchart : Mantık akış şeması. Mantık akış çizeneği.

Logic gate : Mantık geçiti. Mantık kapısı. Boole işlevleri için kullanılan elektronik devre. Mantık geçidi.

Logic instruction : Mantık komutu. Mantıksal komut.

Arithmetic and logic unit : Alu. Aritmetik mantık birimi. Hesaplamalar ve mantıksal işlemler yapan merkezi işlem ünitesi bileşeni.

İngilizce Logics Türkçe anlamı, Logics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Logics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Synthetical : Yanaşık. Çekimli (dilbilgisi terimi). Suni. Yapay. Sentetik.

Logic : Gerçeği aramaya yönelen zihin işlemlerinden hangilerinin doğru, hangilerinin yanlış yola çıktığını açıklayan ilkeleri yöntemli olarak inceleyen bilim. çıkarım ve kanıt gösterme bilimi. gereklik, erek ya da yargı ile iş, araç ya da kanıt arasında var olan tutarlık. olguların ve düşüncelerin düzenli biçimde sıralanması. 5- öğrencilere doğru düşünme ilkelerini ve yollarını öğreten derse verilen ad. Bilgisayar, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dilsel deyişlerin ya da önermelerin tutarlılığı, çıkarımların geçerliğine ilişkin ilke ve kuralları inceleyen bilgi dalı. Doğru düşünme yasa ve biçimlerini inceleyen bilim.

 

Dialectic : Eytişim. Mantıklı yorumlama. Diyalektik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir devinimsel sürecin, karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası. Doğanın, toplumun ve düşüncenin durmayan bir devinim ve değişim içinde bulunmaları, bunlardaki evrimin her şeyde var olan iç çelişmelerin çatışması sonucu ortaya çıkması olgusu. Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı. fichte, hegel ve marx gibi filozofların, kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad. genel anlamda sokrates'in soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu. Eytişimsel.

Horse sense : Makul düşünce. Sağduyu. Aklı selim. Akıl fikir.

Consistent : Kalıcı. Sürekli. Tutarlı. Uyumlu. Bağıntılı. Mütemadiyen. İstikrarlı. Kıvamlı. Birbirini tutar. Devamlı.

Rationales : Faka bastırmak. Sebebler izahı. Rasyonel. Temel. Mantıklı açıklama. Sebepler izahı. Gerekçe.

 

Synthetic : Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek). Sentetik deterjanlar. Bireşik. Bir bireşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bireşim sürecinin ürünü. Bireşimsel. Yapay. Sentetik. Sentez yoluyla yapılan. Çekimli (dilbilgisi terimi).

Rationality : Akla uygunluk. Ussallık. Us ölçülerine uygunluk. Rasyonelite. Mantıklılık. Rasyonellik. Makulluk. Akılcılık. Rasyonalizm.

Ordered : Ismarlama. Sıralı. Düzenlenmiş. Düzenli. Düzgün. Tertipli. Dizilmiş. Derli toplu. Sipariş adedi.

Analytic : Çözümlemeli. Analiz yapan yöntem. Analitik. Tahlili. Analiz ile ilgili. Çözümleyici. Çözümsel.

Logics synonyms : logicality, sense, rationalities, common sense, rhyme or reason, logical, reasonable, sensible, reasoning, rational, gumption, ratiocinative, analytical, good sense, dianoetic, discursive, formal, coherent, logicalness, mother wit, rationale.

Logics zıt anlamlı kelimeler, Logics kelime anlamı

Synthetic : Sentetik. Bir bireşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bireşim sürecinin ürünü. Suni. Bireşimli. Sentez yoluyla yapılan. Sentetik deterjanlar. Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek). Bireşimsel. Çekimli (dilbilgisi terimi).

Incoherent : Bağıntısız. Rabıtasız. Anlaşılmaz (söz). İpe sapa gelmez. Birbirini tutmayan. Anlaşılmayan. Bağdaşmaz. Abuk sabuk. Tutarsız. Anlamsız.

Irrational : Saçma. Nedensiz. Usa aykırı. Kaçık. Akıldışı. Mantıksız. İrrasyonel sayı. Oransız. Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey.

Logics antonyms : illogicalness, illogicality, unreasonable, analytic, illogical, invalid.

Logics ingilizce tanımı, definition of Logics

Logics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Logic].