Look at türkçesi Look at nedir
- Ele almak.
- Bakmak.
- Bakılacaklar.
- Göz önüne almak.
- Bakmak (sözlüğe vb).
- Gözden geçirmek.
- Seyretmek.
- Göz atmak.
- Yargılamak.
Look at ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary to take a look at it.
Turkish: Ali Mary'nin ona bir göz atmasını söyledi.
English: Ali couldn't even look at Mary.
Turkish: Ali bile Mary'ye bakamıyordu.
English: Ali couldn't bear to look at Mary's dead body.
Turkish: Ali Mary'nin cesedine bakmaya dayanamadı.
English: Ali can't bring himself to look at Mary.
Turkish: Ali Mary'ye bakmak için kendini ikna edemiyor.
English: Ali asked me to take a look at it.
Turkish: Ali ona bir göz atmamı istedi.
Look at ingilizcede ne demek, Look at nerede nasıl kullanılır?
Look : Görünmek. Görmek. Göstermek. Görünüş. Ümit etmek. Bakmak. Görünmek (güzel veya hasta vb). Aramak. Bakış. İyileşmek.
At : E. Ye. Da. Ya. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. De. Üzere. Üzerinde.
Have a look at : -e bir göz atmak. Bir bak. Bakmak. Gözden geçirmek.
Table look at : Cetvel hesaplama.
Take a look at : Bir göz atmak. Göz geçirmek. Bakmak. Bir bakmak. Göz atmak.
Taken a look at : Göz geçirmek. Bir göz atmak. Bakmak. Göz atmak. Bir bakmak.
Took a look at : Göz geçirmek. Göz atmak. Bir bakmak. Bakmak. Bir göz atmak.
İngilizce Look at Türkçe anlamı, Look at eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Look at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Give the once over : Çaktırmadan bakmak.
Behold : Dikkatle bakmak. Farkına varmak. Görmek. Gözlemlemek. Dikkat etmek.
Attended : Katılmak. Beraberinde getirmek. Devam etmek. Dinlemek. Hazır bulunmak. Dikkatini vermek. Eşlik etmek. Hizmet etmek. Kulak vermek.
Cruised : Gemi ile dolaşmak. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Dolaşmak. Yol almak. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gezinmek. Gemiyle gezmek. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Seyir etmek.
Bone up : Çok çalışmak. Sınava çalışmak. Bir sınav öncesi çok çalışmak. İneklemek.
Judging : Hakemlik etmek. Karara varmak. Muhakeme etmek. Değerlendirmek. Anlam çıkarmak. Tahmin etmek. Kanısında olmak. Karara varma. Yargılama.
Examine into : İncelemek.
Approaches : Ulaşmak. Varmak. Girişler. Girişmek. Koyulmak. Temasta bulunmak. Yaklaşımlar. Yanaşmak. Andırmak. Benzemek.
Flash a glance : Bakış atmak.
Fleetest : Süratli. Filo. Yürük. Çabuk. Park. Fani. Alay. Donanma. Çevik.
Look at synonyms : take into account, browse, flick through, blink at, approach, allowing, beheld, attend, seen, dipped, hears, check, have a look at, adjudicatio, regard, canvass, canvassed, deals, go at, allows, dip into, cruises, canvasses, glance, discuss, considers, cares for, glance at, attends, checks, give an eye to, gauge, criticise.

Bu kısımda Look at kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Look at ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Look at anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Look at ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.