Low down türkçesi Low down nedir

Low down ile ilgili cümleler

English: Ali told me to slow down.
Turkish: Ali yavaşlamamı söyledi.

English: Ali decided to slow down.
Turkish: Ali yavaşlamaya karar verdi.

English: Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Turkish: Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.

English: People are so low down these days!
Turkish: Günümüzde insanlar çok alçaklaştı!

English: Can you slow down a little?
Turkish: Biraz yavaşlar mısın?

Low down ingilizcede ne demek, Low down nerede nasıl kullanılır?

Low : Böğürmek. (ses) yavaş. (inek) böğürmek. Az. Düşük. Böğürmek (inek veya öküz). Böğürme. Yıkmak. Alçak.

Down : Alaşağı etmek. Yere sermek. Çabucak içmek. Boyunca. Aşağıya doğru. Aşağısında. Yere yıkmak. Çökmek. Aşağısına doğru.

Low alloy steel : Düşük alaşımlı çelik. Az alaşımlı çelik.

Low angle shot : Alt açı. Alttan görüş. Kontrplonje. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Aşağıdan.

 

Low battery : Düşük pil. Düşük akü.

Low buildings zone : Alçak düzen bölgesi. İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi.

Low blood pressure : Düşük tansiyon.

İngilizce Low down Türkçe anlamı, Low down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Low down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandoned : Coşkun. Metruk. Hayasız. Bozgun. Sahipsiz. Utanmaz. Arsız. Terk edilmiş. Kullanılmayan. Haylaz.

Actual : Gerçekten. Asıl. Şimdiki. Eylemsel. Asli. Hakiki. Güncel. Aktüel. Eylemli.

Dinkum : Dürüst. Hakiki.

Effective : Fiili. Geçerli. Etki yaratan. Sonuçlandırıcı. Sonuç verici. Tesirli. Etkili. Geçerli olan. Yürürlükte.

Coward : Ödlek. Yüreksiz. Ödlek kimse (argo terim). Tabansız. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Alçaklık. Korkak.

Conscienceless : Vicdanı elveren. Vicdansız.

Banal : Bayağı. Basmakalıp. Sıradan. Banal.

Dastard : Korkakça. Alçak herif. Adi kimse. Korkak. Aşağılık kimse. Alçak kimse.

Baseborn : Zalim. Piç. Piç (argo terim). Soysuz.

Colour : Ten rengi. Boya. Forma. Gerçek yüz. Dış görünüş. Maske. Renk. Etkilemek.

Low down synonyms : draggletailed, dissolute, beneath contempt, coarse grained, dyed in the wool, awfuller, dirty, coarse, depraved, characterless, corrupted, earnest, beastly, lowdown, crappies, appalling, black hearted, caitiffs, derisible, despicableness, crappier, bastardly, caitiff, bona fide, lowdowns, baseness, contemptible, campy, beggarliness, chintzier, actuality, campier, cheaps.