Lucid türkçesi Lucid nedir
- Vazıh.
- Açık seçik.
- Net.
- Sağduyu.
- Duru.
- Anlaşılır.
- Mantıklı.
- Açık.
- Berrak.
- Aklı başında.
- Kolay anlaşılır.
- Açıklık.
Lucid ile ilgili cümleler
English: Do you have lucid dreams?
Turkish: Bilinçli rüyaların var mı?
English: I have lucid dreams.
Turkish: Berrak hayallerim var.
English: Is Ali lucid?
Turkish: Ali berrak mı?
Lucid ingilizcede ne demek, Lucid nerede nasıl kullanılır?
Lucidities : Kolay anlaşılabilirlik. Açık seçiklik. Berraklık. Sağduyu. Parlak olma özelliği. Açıklık. Sarahat. Vuzuh.
Lucidity : Vuzuh. Sağduyu. Kolay anlaşılabilirlik. Parlak olma özelliği. Açıklık. Sarahat. Açık seçiklik. Berraklık.
Lucidly : Berrak bir şekilde. Açık seçik olarak.
Lucidness : Açıklık. Aklı başındalık. Berraklık. Sağduyu. Anlaşılırlık.
Camera lucida : Kopyalabilmesi için düz bir yüzey üzerine prizma veya aynalar kullanılarak yansıtılması için kullanılan cihaz. Aydınlık oda.
Elucidated : İzah etmek. Bilgilendirilmiş. Açıklık getirilmiş. Aydınlatmak. Aydınlatılmış. Açıklamak. Açık bir şekilde anlatılmış. Açıklığa kavuşturulmuş. Açıklanmış.
Elucidation : Aydınlığa kavuşturma. Açıklama. İzah. Aydınlatma. Şerh.
Elucidator : Bilgilendiren. Aydınlatıcı. Açıklayıcı. Açıklayan. Bilgilendirici. Aydınlatan.
Tapetum lucidum : Gözde korioidea üzerinde yer alan, hayvanların karanlıkta daha iyi görmelerini sağlayan, madensel parıltılı ve ışığa duyarlı fotoreseptörik bölge. insan ve domuzda bulunmayan bu oluşum etçillerde tapetum sellulozum adı verilen sellüler, atgillerde ve geviş getirenlerde ise tapetum fibrozum adı verilen fibröz biçimdedir. Tapetum lusidum.
Elucidations : İzah. Aydınlatma. Şerh. Açıklama.
İngilizce Lucid Türkçe anlamı, Lucid eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lucid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Baldness : Çıplaklık. Aşikarlık. Kellik. Sadelik. Cavlaklık. Çoraklık. Keleşlik. Dazlaklık.
Clear sighted : İyi görebilen. İleri görüşlü. Keskin görüşlü. İleriyi gören. Keskin gözlü. Aydın.
Clear as a bell : Saydam. Kristal berraklığında.
As plain as a pikestaff : Besbelli. Gün gibi aşikar. Gün gibi ortada. Apaçık. Bariz.
Positive : Artı. Pozitif. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Olumlu. Kuşkusuz. Pozitif görüntü (film). Pozitif görüntü. Kati şey. Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır.
Picturesque : Güzel. Pitoresk. Resim konusu olmaya elverişli. İlginç. Renkli. Canlı. Resmedilmeye değer. Etkili.
Clear cut : Keskin hatlı. Açık biçimde tanımlanmış. Düzgün. Belirgin. Biçimli. Kesin. Açık ve net.
Clarioned : Boru. Berrak ve tiz ses. Boru sesi. Duyurmak. İlan etmek. Davulla zurnayla duyurmak. Temiz. Boru ile çalınan müzik.
Cognizable : Mahkeme yetki alanı dahilinde olan. Kavranabilir. İdrak edilir. İdrak edilebilir. Tanınabilir.
Luminous : Işıkla yayılan. Parlak. Nurani. Aydınlık. Karanlıkta ışık saçan (fosforlu boya gibi). Ziyadar. Zeki. Parlayan. Işık çıkaran.
Lucid synonyms : luculent, judgments, farsightedness, balanced, liquid, candidnesses, candors, exoterics, lucent, judgements, apartness, simple, unequivocal, compendious, clearheaded, brighter, horse sense, apparentness, conservative, discretion, amenable, berth, foresight, clarion, certainties, hardheaded, bawdies, judgement, blanker, candidness, calm and collected, avowed, positives.
Lucid zıt anlamlı kelimeler, Lucid kelime anlamı
Unclear : Bulanık. Karışık. Belirsiz. Açık olmayan. Zor anlaşılır.
Opaque : Sersem. Herhangi bir dalga deviniminin (ışık, ses, röntgen ışını, vb.) geçmesine elverişli olmayan. (genellikle, ışığı geçirmeyen özdekler için kullanılır). Anlaşılmaz. Donuk. Monoton. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saydam olmayan; ışığın önemli bölümünü saçarak öteye geçirmeyen. Opak. Bulutlu. Kesif.
Lucid ingilizce tanımı, definition of Lucid
Lucid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Shining. Bright. As, the lucid orbs of heaven. Resplendent.

Bu kısımda Lucid kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lucid ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lucid anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lucid ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.