Luckily türkçesi Luckily nedir
- Bereket versin ki.
- Allahtan.
- Şans eseri.
- Neyse ki.
- Çok şükür.
- İyi ki.
- Allah'tan.
- Talihine.
- Şansa bakın ki.
- Rastlantı eseri.
- Şansa bak ki.
- Tesadüfen.
Luckily ile ilgili cümleler
English: The guests have arrived early, but luckily I had already finished cooking.
Turkish: Misafirler erken geldi, ama bereket versin ki ben zaten yemek yapmayı bitirmiştim.
English: Luckily Moustapha didn't see Mary.
Turkish: Neyse ki Mustafa Mary'i görmedi.
English: Luckily nobody died.
Turkish: Allah'tan kimse ölmedi.
English: Luckily he had enough money to pay the bill.
Turkish: Ne mutlu ki, faturayı ödemek için yeterli parası vardı.
English: Luckily he did not see me.
Turkish: Şans eseri o beni görmedi.
Luckily ingilizcede ne demek, Luckily nerede nasıl kullanılır?
Pluckily : Cesurca.
Unluckily : Aksi tesadüf. Talihsizlikle. Ne yazık ki. Şanssızlık eseri. Maalesef.
Luckier : Kutlu. Kısmetli. Şanslı. Uğurlu. Talihli. Kademli. Akgünlü.
Luckiest : Talihli. Şanslı. Uğurlu.
Luckiness : Meymenetlilik. Şanslılık. Talihlilik.
Luck out : Turnayı gözünden vurmak. Şans eseri yapmak. Şanslı olmak. Şansı açılmak.
Pluckiest : Yiğit. Koçak. Yürekli. Acar. Yılmaz. Azimli. Atılgan. Gözü pek. Cesur.
Unluckiness : Talihsizlik. Kötü şansa sahip olma durumu. Başarısızlık. Şanssızlık.
Plucking : Koparma. Yolma. Tüy yolma.
Pluckiness : Yiğitlik. Atılganlık. Cesurluk.
İngilizce Luckily Türkçe anlamı, Luckily eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Luckily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thank heaven : Bereket versin. Allah'a şükür.
At random : Oradan buradan. Amaçsızca. Gelişigüzel son hızla tesadüfen. Oraya buraya. Alakasızca. Lalettayin. Gelişigüzel. Öylesine. Havadan sudan.
Providentially : Allahın inayetiyle. Hızır gibi. Kısmetli bir biçimde.
Casual : Geçici. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. İlgisiz. Yoksul kimse. Geçici işçi. Gündelik. Günlük (giysi). Gelişigüzel. Üstünkörü. Gündelik giysi.
Accidentalness : Rastlantısallık. Planlanmış veya kasıtlı olmama niteliği. Bükümlülük. Kaza eseri olma. Kazaralık. Tesadüf. Şans.
Happily : Mutluca. Güle güle. Güle oynaya. Sevinçle. Mutlu bir şekilde. Mutlulukla.
By chance : Rastlantısal olarak. Beklemezken. Rastlantıyla. Gelişigüzel. Rasgele. Kazara.
Accidentally : Rastgele. Rastlantı sonucu. Kazara. İstemiyerek. Rasgele. Ezkaza. Hasbelkader. Rastlantıyla.
Coincidentally : Gelişigüzel.
Luckily synonyms : by a fluke, flukes, good riddance, causelessly, just as well, by luck, thank goodness, as luck would have it, adventitious, fortuitously, thank god, hopefully, by the bye, by coincidence, incidentally, fortunately, providential, accidently, fluke, thankfully, serendipitously, casually, by accident, episodically, btw, by good fortune, circumstantially, every which way, from above, by the by.
Luckily zıt anlamlı kelimeler, Luckily kelime anlamı
Unluckily : Aksi tesadüf. Maalesef. Ne yazık ki. Talihsizlikle. Şanssızlık eseri.
Unfortunately : Ne yazık ki. Aksi gibi. Maalesef.
Luckily ingilizce tanımı, definition of Luckily
Luckily kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fortunately. By good fortune. Used in a good sense. In a lucky manner. As, they luckily escaped injury.

Bu kısımda Luckily kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Luckily ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Luckily anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Luckily ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.