Lunchroom türkçesi Lunchroom nedir

Lunchroom ile ilgili cümleler

English: Ali is in the lunchroom.
Turkish: Ali yemek odasında.

Lunchroom ingilizcede ne demek, Lunchroom nerede nasıl kullanılır?

Lunchrooms : Yemek odası. Yemek odaları.

Lunch counter : Büfe. Amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı.

Lunch hour : Öğle tatili.

Bag lunch : Evde hazırlanıp getirilmiş yemek. Kesekağıdında öğle yemeği. Farklı bir yerde yenmek üzere paketlenmiş hafif akşamüstü yemeği. Evden getirilmiş yemek. Evde hazırlanıp getirilmiş öğle yemeği. Evden getirilmiş öğle yemeği.

Basket lunch : Piknik.

Early lunch : Erken öğle yemeği.

Naked lunch : Çıplak yemek. Yalın akşam yemeği. David cronenberg tarafından yönetilen 1991 yapımı film. William burroughs'un 1959 yılında yazdığı roman.

Free lunch : Bedava sunulan bir mal veya hizmetin bedelinin bir biçimde, başka birilerine ödettirilmesi. Avanta bedeli.

Be out to lunch : Aklı başka yerde olmak. Aptalca davranmak. Tuhaf davranmak. Öğle yemeği için dışarı çıkmak. Kafası pek çalışmamak. Öğle yemeği yemeye çıkmış olmak. Aklı yerinde olmamak.

Dairy lunch : Muhallebici.

İngilizce Lunchroom Türkçe anlamı, Lunchroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lunchroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chophouses : Çin'de gümrük binası. Et lokantası. Biftek lokantası.

Auberge : Fransız hanlarına verilen isim. Han. Hostel. (fransızca) konaklama yeri. Konaklama yeri. Pansiyon.

Ordinary : Tabldot lokanta. Yetkili makam. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Basit. Olağan şey. Alışılmış. Olağan. Alelade.

Lunchrooms : Yemek odaları.

Auberges : Konaklama yeri. Pansiyon. Hostel. Fransız hanlarına verilen isim. Han. (fransızca) konaklama yeri.

Diners : Yemek yiyen kimse. Küçük lokanta. Gayrı resmi yol kenarı lokantası. Yemekli vagon. Yemek yiyen. Vagon restorana benzer lokanta. İçinde restoranı olan tren vagonu. Vagon restoran. Akşam yemeği yiyen kimse.

Cafes : Kahve. Kahvehane. Kafe. Bar. Kale. Kafeterya. Pastane.

Ordinaries : Tabldot lokanta. Alışılmış şey. Olağan şey. Adi. Basit. Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Olağan. Sıradan. Sıra işi.

Eating place : Yeme yeri. Restoran.

Eatery : Lokanta veya kafe. Fast-food restoranı. Gayrı resmi ortamı olan lokanta. Pratik yiyecek atıştırma yeri. Kafeterya. Yiyecek sunan yerler.

Lunchroom synonyms : triclinium, grillroom, eating house, cook shop, restaurant, dining room, dinettes, chophouse, dinette, diningroom, cafe, diner.